Değişik renk ve dizaynda sunulan buketleri birçok özel gün ve durum için sevdiklerinize hediye edebilir, duygularınızı çiçekler ile ifade edebilirsiniz.
 |
BUKET 004 |
|
|
Kırmızı beyaz gerberalar ve krizantemler yeşil bitkiler ve
|
Fiyat: 50,00 YTL
Ürün Kodu: 0076
|
|
|
 |
 |
BUKET 0013 |
|
|
Özenle seçilmiş karanfiller ve yapraklar
|
Fiyat: 50,00 YTL
Ürün Kodu: 0075
|
|
|
 |
 |
Rengârenk Kırçiçekleri |
|
|
Kırmızı, beyaz, sarı, mor ve değişik renklerdeki kır çiçeklerinin...
|
Fiyat: 60,00 YTL
Ürün Kodu: 0011
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
Sıcak Sarılar |
|
|
Zarif sarı güllerin ve lilyumların mevsim çiçekleri ile sepetteki uyumu...
|
Fiyat: 60,00 YTL
Ürün Kodu: 005
|
|
|
 |
 |
GÜLLER VE LİLYUMLAR |
|
|
Sıcak sarı lilyumlar ve güllerle değişik yaprak ve bitkilerin mükemmel uyumu...
|
Fiyat: 60,00 YTL
Ürün Kodu: 003
|
|
|
 |
 |
BUKET 003 |
|
|
Üçlü Antorium buketi 3 Adet Antorium,cipsofilla ve
|
Fiyat: 70,00 YTL
Ürün Kodu: 0077
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
GÜL ARAJMAN |
|
|
Cam vazo içerisine 7 kırmızı gülden, yeşil yapraklar ve bitkilerden hazırlanmış...
|
Fiyat: 75,00 YTL
Ürün Kodu: 0027
|
|
|
 |
 |
Pembe Güller |
|
|
Vazo içerisinde değişik yapraklarla zenginleştirilmiş 7 adet pembe gül.
|
Fiyat: 75,00 YTL
Ürün Kodu: 0014
|
|
|
 |
 |
KIRMIZI GÜL BUKETİ |
|
|
Özenle hazırlanmış buket 11 adet kırmızı gül ve buketi zenginleştiren...
|
Fiyat: 90,00 YTL
Ürün Kodu: 0018
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
SARI GÜLLER |
|
|
12 adet sarı gül hoş bir cam vazo içerisinde mükemmel uyumlu yaprak...
|
Fiyat: 95,00 YTL
Ürün Kodu: 004
|
|
|
 |
 |
GÜL BUKETİ |
|
|
Seçkin 17 adet kırmızı gül ve özenle seçilmiş yapraklar kullanılarak hazırlanan...
|
Fiyat: 120,00 YTL
Ürün Kodu: 0052
|
|
|
 |
 |
ÖZEL ARAJMAN |
|
|
Büyük gösterişli cam vazo içine zarif çiçeklerle hazırlanmış...
|
Fiyat: 140,00 YTL
Ürün Kodu: 0025
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
35 KIRMIZI GÜL |
|
|
Cam vazo içerisinden birbirinden güzel 35 adet kırmızı gül kelimelere...
|
Fiyat: 230,00 YTL
Ürün Kodu: 0020
|
|
|
BUKETLER
1. Çiçek tamamen açıldıktan hemen sonra ancak kahverengileşmeye başlamadan önce, güllerin yaprakları toplanır. Düz bir satıhta kurumaya bırakılır.
2. Her yarım bardak kuru yaprak için 1 yemek kaşığı birleştirici konur. Kuru lavanta, kuru meşe yosunu, ince ağaç kabuğu gibi malzemeler konur.
3. En sevdiğiniz tamamlayıcı baharatı da ekleyiniz. Tarçın, karanfil, küçük hindistan cevizi, kurutulmuş narenciye kabukları ve vanilya çekirdekleri çok iyi sonuçlar verirler.
4. Birkaç damla kokulu yağ veya en sevdiğiniz parfümden damlatın.
5. Tüm bu maddeleri uygulamaya koyduktan sonra, potpuri karışımınızı yaklaşık 10 gün kadar ağzı sızdırmaz bir kavanozda olgunlaşması için bırakınız. Malzemelerin iyice karışması için, kavanozu her iki üç günde bir hafifçe çalkalayınız.
Bu güzel potpuri çeşitli şekillerde kullanılabilir. Kırmızı gül yaprakları, kurudukları zaman, çok güzel bir kızıl tonuna dönüşürler ve zencefil renkli bir kapta, bir şekerlikte veya antika bir bakır kapta çok hoş dururlar. Potpurinizi yastıklarınızın içine de koyabilir veya küçük keselere koyarak gardırobunuzun içine asabilirsiniz. Yine minik şık keselere potpurinizi koyarak, arkadaşlarınıza vereceğiniz hediyeye ilave ederek ayrı bir şıklık katabilirsiniz. Potpuri kesesi yapmanın en kolay yollarından biri de hazırlanan bu kokulu karışımdan küçük bir avuç dolusunu ipek veya pamuklu şık bir mendilin içine koyarak ağzını saten bir fiyonk veya kurdele ile bağlamaktır.
AÇELYA Benim için kendine iyi bak, Ilımlılık, Kırılgan Tutku
KARANFİL Büyülenme, İlahi Aşk
KRİZANTEM Sen Çok İyi Bir Arkadaşsın, Neşelilik, Güleryüzlülük ve Huzur
DAFODİL Saygı, Hürmet, Karşılıksız Aşk, Sen Teksin
PAPATYA Saflık, Sadık Aşk, İffet
GLAYOL Bana biraz izin ver, Ben gerçekten samimiyim
(Gladyatörlerin Çiçeği)
İRİS Arkadaşlığın benim için çok şey ifade ediyor, İnanç, Ümit, Hikmet, Bilgelik, Yiğitlik, Cesaret
LALE Kusursuz Aşk
BEYAZ LİLYUM Saflık, Görkem, Bakirelik
SARI LİLYUM Etekleri Zil Çalmak
Hepimiz özel olduğumuzu hissetmek isteriz ve bu erkekler için de geçerlidir. Erkekler için çiçek seçerken, turuncu, kırmızı, mor, parlak sarı ve altın renkleri üzerinde durunuz, zira erkekler parlak ve güçlü renklere daha iyi tepki verirler. Pastel renkler ve geleneksel efemine dizaynlardan kaçınınız. Eğer hangi çiçek çeşitlerinin uygun olduğundan emin değilseniz, işe bir bitki göndererek başlayabilirsiniz.
Aynı zamanda, ona ne zaman çiçek göndereceğinizi tayin etmek için, onun size çiçek gönderdiği okazyonları düşününüz. Eğer o size, doğum gününüzde veya yıldönümlerinizde çiçek gönderiyorsa, siz de ona aynı okasyonlarda çiçek gönderiniz.
Bu günler dışında, Sevgililer Günü, Terfi, Babalar Günü, veya "İçimden Geldiği için" gibi vesileler bir erkeğe çiçek göndermek için hoş fırsatlardır.
Erkeklerin çoğunluğu kendilerine çiçek hediye edilmesinden hoşlanırlar ve günümüzde kendi evlerine ve ofislerine çiçek satın alan erkeklerin sayısı giderek artmaktadır. Erkekler de çalışma masalarının üzerinde parlak bir aranjman veya evlerinin antrelerinde mis kokulu çiçeklerden hoşlanırlar.
Caferaga
Hakkında:
Caferağa
Kadıköy
İstanbul İline bağlı bir ilçedir. Anadolu yakasında Çamlıca eteklerinden, Bostancı-Küçükyalı sınırına değin uzanır. Küçükbakkalköy'ü kapsar.
Doğusunda Maltepe, kuzeyinde Üsküdar ve Ümraniye ilçeleri, batı ve güneyinde de Marmara Denizi bulunur. 1990 sayımına göre ilçede 648.282 kişi yaşamaktaydı. İlçe merkezi ve aynı adla anılan semt, Haydarpaşa ile Kalamış koyu arasında yer alır. Canlı bir ticaret merkezidir. Kadıköy ve Haydarpaşa vapur iskeleleri, Haydarpaşa Garı bu semtte bulunur.
Geçmişte İstanbul'un sayfiye yerlerinden biri olan Kadıköy, Bağdat Caddesi'nin ve çevresinin gelişmesi, Boğaziçi Köprüsü'nün açılmasıyla hızlı bir nüfus artışına sahne oldu. Bostancı'ya değin uzanan bahçeler içindeki köşklerin ve yalıların yerini çok katlı apartmanlar aldı. Yapılaşma Ankara asfaltıyla Ziverbey yolu arasında yoğunlaştı, hatta Ankara asfaltının yukarı kesimine taştı (Küçükbakkalköy).
Geçmişin ünlü mesireleri olan Kuşdili çayırı, Haydarpaşa çayırı, Yoğurtçu çayırı, Kalamış, Moda ve Fenerbahçe koyları hemen hemen tümüyle yok oldu ya da doğal güzelliklerini yitirdi. Ancak Kalamış koyunda Pendik'e değin uzanan sahil yolu çevre düzenlemesiyle, yoğun bir kirlenmeye sahne olan Kadıköy kıyılarının temizlenmesi, halka açılması ve yeni bir görünüm kazanması amaçlanmıştır.
Adının kökeni
Konstantinopolis'in (İstanbul) alınışından sonra Kalkedonya, II. Mehmet tarafından İstanbul kadısı Hızır Bey'e verildiği için, yerleşmenin Kadıköy adını aldığı sanılmaktadır.
Tarihi
Kalkedonyalılar bugünkü Haliç'in Unkapanı'yla Eyüp arasında oturan Traklarla, Fenike şehirleriyle, İzmit'teki Bitinyalılarla, Bergama Devleti'yle ticaret yaparlardı.
Haydarpaşa Deresi'nin düzlüklerinde hipodromları, tapınakları vardı. MÖ V. yüzyılda Kral Periyut, "talen" adı verilen madeni paralar çıkardı.
Kalkedonyalılar şehrin savunmasını da düşünmüşlerdi. Perslerden, Bitinyalılardan, Gotlardan korunmak için Haydarpaşa çayırıyla Kuşdili çayırı arasında bir hisar yapmışlardı. Sonradan doğudan ve batıdan gelenler buradaki surları ve eserleri yıktılar.
Kalkedonyalılar cam eşya, altından küpe, yüzük gibi süs eşyası yapmasını ve mermeri işlemesini iyi biliyorlardı. Şehirlerinin kapısına "Khalkedon" yazılı kitabeler asarlardı.
MÖ 658 yıllarında Yunanistan'ın Korent kanalı dolaylarından kurtulmak, daha verimli topraklarda yaşamak için kendilerine yeni bir yurt aradılar. Delf Tapınağı'nın kâhini, Megara Kralı Vizas'a "Körler ülkesinin karşısındaki yerler size yurt olacak." dedi.
Kral Vizas halkıyla birlikte yurt aramaya çıktı. MÖ 650 yılında Sarayburnu'na geldi. Sarayburnu'ndan etrafına bakınca buranın güzelliğine şaştı. Kalkedonyalıların bu kadar güzel, bu kadar yaşamaya elverişli yeri göremeyip boş bıraktıklarına göre kör olması gerektiğini düşündü ve kâhinin dediği, körler ülkesinin karşısındaki yer burasıdır diye Sarayburnu'nda konakladı. MÖ 608'le 600 yılları arasında Sarayburnu'nda kendi adını verdiği "Bizans" şehrini kurdu.
Pers Kralı Dârâ (Darius) İskitlerle savaşa giderken Kalkedonya'yı da aldı. Bunun üzerine Kalkedonyalılar Bizanslılarla birlik olarak Dârâ'ya karşı savaştılar. Dârâ, Kalkedonyalıların evlerini, tapınaklarını, kentlerini yaktı, yıktı. Dârâ, Fenikelilerle birlik oldu. Kalkedonyalılar önce İyonlarla, sonra Bizanslılarla birleşip yeniden savaşa tutuştular. Kalkedonyalılar savaş alanını bırakıp kaçtı. Fenikeliler donanmalarıyla Bizanslılara saldırdı, Kalkedonya'yı yakıp yıkarak ele geçirdiler.
Kalkedonya Perslerin eline geçmişti. Makedonya Kralı İskender, Persleri yenip Pers kentleriyle birlikte Kalkedonya'yı da aldı.
MÖ 281 yılında Bitinyalılar Marmara kıyılarındaki kentlerin çoğunu ellerine geçirdiler. Kalkedonya'yı da aldılar. Kalkedonya bir ara özgür kalmışsa da çok geçmeden Romalıların yönetimine girdi. Makedonya Savaşı sırasında Kalkedonyalılarla Romalılar anlaştılar. Romalılar Kalkedonyalılara savaş gemileri göndererek askeri yardım yaptılar.
Kalkedonya 561 yılının 21 Martında Arapların saldırısına uğradı, 667 yılında Araplar yeniden İstanbul kıyılarında görüldüler. Kıyı kentlerinden birçok tutsak alıp ülkelerine döndüler.
Haçlı savaşlarında da haçlı orduları birkaç kez Kalkedonya'yı çiğnediler.
781 yılında Abbasi Devleti Halifesi Harun Reşit'in komutanlarından Malatyalı Battal Gazi Kalkedonya'yı aldı. Bu tarihten sonra Kalkedonya adı yerine Gaziköy adı kullanılmaya başlandı.
Kutalmışoğlu Süleyman Şah 1080 yılında Kalkedonya'yı Anadolu Selçuklu Devleti'ne kattı. Fakat bir süre sonra son kez Bizanslıların eline geçti. 1096 yılında Haçlı orduları Kalkedonya'dan Asya'ya geçtiler. Daha sonra dördüncü Haçlı orduları 1204'te Kalkedonya'yı İstanbul'la birlikte işgal ettiler. Yakıp yıktılar, yağmaladılar, anıtlardaki değerli madenleri söktüler.
Osmanlılar Devrinde Kadıköy
Kadıköy 1353 yılında Orhan Bey zamanında Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katıldı. Fatih Sultan Mehmet 29 Mayıs 1453'te İstanbul'u aldığı sırada Kadıköy'ün yönetimini İstanbul Kadısı Hızır Bey Çelebi'ye verdi. Bu tarihten sonra da ilçe Kadıköy adıyla anıldı. Kadı Hızır Bey zamanında ilçede sekiz yüz ev vardı. Evliya Çelebi Seyahatname'sinde, onun yaşamış olduğu on yedinci yüzyılda Kadıköy'ün bir Müslüman mahallesi, yedi Rum mahallesi, altı yüz bağı bulunduğu, yeldeğirmenlerinin işlemekte olduğu yazılıdır. Daha sonra şehir genişledi, yazlık semtler oluştu. Tanzimat Devrinde Kızıltoprak, II. Abdülhamit zamanında Fenerbahçe semtleri yerleşme alanı oldu, yeni köşklerle, binalarla süslendi.
Tanzimat Devrinde belediye işleri İstanbul Şehir Emaneti'ne bağlıydı. 1869'da Kadıköy, Üsküdar Sancağı'na bağlandı.