Kurumsal kimlik, pazarlamada (marketing), bir kurumun görünen yüzüne verilen isimdir. Kurumun kendini ifade etme şeklidir. Bu ifade belli sınırları çizilmiş ve genellikle değişmez bir ifadedir. Kurumu anımsatacak bir tasarımın ne ölçülerde ve nasıl kullanılması gerektiğini belirten kurumsal kimlik kitabı bu sistemin vazgeçilmez öğesidir. Öyleki bir kurumsal kimlik tasarımı içinde amblem, logo'dan ofis dizaynına, çalışanların giyim kuşamından araç üstü giydirmeye, antetli kağıttan, tabelaya, web sitesinden vefat ilanlarına, ambalaj dizaynından faaliyet raporuna kadar her şeyin ne ölçülerde ve nasıl kullanılacağı belirtilmiştir.
Kurumsal kimlik kurumun imzasıdır ve bu yönüyle değişime kapalıdır. Belli dönemlerde firma ve tasarımcıların ortak çalışmasıyla değiştirilebilmesine rağmen firma kurumsal kimlik ile oluşturduğu imajı sıklıkla değiştirmek istemez.
Kurumsal kimlik çalışmalarında hiç şüphesiz çalışmanın temeli firma logo veya amblemi üzerine kurulmuştur. Logo ve amblem renklerinin her durumda aynı değerde basılması, fontların hiçbir zaman değişmemesi bu çalışmanın temelini oluşturur.
Özellikle renk bilgisinin taşınması, değişmemesi için renklerin pantone numaraları belirtilir.
Kurumsal kimlik firma için oluşturduğu imajla, tüketicinin aklına kazınır. Bu yönüyle firmanın reklam yatırımlarının başarılı olmasının sağlayan çalışmalardan biridir.
Gelincik
(Paper rhoeas), gelincikgiller (Papaveraceae) familyasından Dünya'da çok geniş bir yayılma alanına sahip tek yıllık bir bitki türü.
25-60 cm arasında değişen yüksekliklere ulaşabilir.yaprakları mavimsi yeşildir. Dip yapraklar uzun saplı, gövde yaprakları sapsız ve gövdeye bitişiktir.
Çiçeklerin genel rengi koyu kırmızıdır. Ancak beyaza kadar giden değişik sarı, turuncu, renkleri vardır.
Gelincik hafif bir yatıştırıcıdır. Özellikle taç yapraklarında rhoeadic ve papaveric asitler vardır. Tüm parçalar "rhoeadine" alkoloidi içerir.
Gelincik çiçeğinin yeşil aksamından, tohumlarından, ve kırmızı taç yapraklarından, petallerinden yararlanılır. Taç yapraklarından geleneksel olarak gelincik şerbeti yapılır. Bozcaada gelincik ve gelincikten elde edilen gelincik şerbeti ile ünlüdür.
Gelincik ismi geleneksel Türk gelinliklerinin kırmızı olmasından gelir. Kırmızı gelincikler küçük bir gelin olarak görürürler. Bir bölgede çok asker ölürse o bölgede gelincik çiçeğinin biteceğine inanılır. Gelincikler I. Dünya Savaşının da en önemli sembollerindendir.
Gelincik Temmuz ile Ağustos aylarında sabah saat beş buçuk ile on saatleri arasında tohum tozlarını (polen) yayar. Aynı saatlerde arılar ve diğer böcekler çiçeklere gelerek bu tozlara bulanırlar. Böylece, böceklerin beslenme saatleri ile bitkilerin tohum tozlarını yayma saatleri aynı zaman dilimine rastlamaktadır.
Japonlar, gelincik için şöyle der; 'Gelincik insan ömrü gibidir. Dünü vardır. Yaşamıştır. Bugünü vardır. Yaşıyordur. Ama yarını belli değildir'.
Cubuklu
Hakkında:
Çubuklu
Beykoz
Yüzölçümü 313 km2'dir. İlçe 19 mahalle ve 19 köyden meydana gelmiştir. Biri merkez olmak üzere iki bucağı vardır. Beykoz İlçesi merkez bucağına 11 köy, Mahmutşevketpaşa Bucağına da 8 köy bağlıdır. Beykoz ilçe merkezine bağlı mahalleler; Anadoluhisarı, Anadolukavağı, Beykoz(Merkez), Çamlıbahçe, Çiğdem, Çubuklu, Göksu, Göztepe, Gümüşsuyu, İncirköy, Kanlıca, Kavacık, Ortaçeşme, Paşabahçe, Rüzgarlıbahçe, Soğuksu, Tokatköy. Yalıköy, Yenimahalle'dir. Köyleri; merkez bucağına bağlı, Alibaba, Alibahadır, Anadolufeneri, Çavuşbaşı, Çayağzı, Dereseki, Elmalı, Kaynarca, Mahmutşevketpaşa, Polonez, Poyraz; Mahmutşevketpaşa Bucağına bağlı Ömerli (bucak merkezi), Bozhane, Cumhuriyet, Göllü, İshaklı, Kılıçlı, Öğümce ve Paşamandıra'dır.
Beykoz ilçesi eskiden Üsküdar'a bağlı bir yerleşim yeriydi. Cumhuriyet döneminde Üsküdar ilçesinden ayrılarak, ayrı bir ilçe olmuştur.
Beykoz Tarihi
İstanbul'un incisi Beykoz çok uzun bir tarihsel geçmişe sırtını dayamaktadır. Beykoz'un tarihine ilişkin olarak bilinen en eski tarih M.Ö. 700'lerdir. Bu dönemde deniz yoluyla gelip Beykoz'u kendilerine yurt edinen Traklar, Beykoz'da yerleştiği bilinen ilk halk olarak karşımıza çıkar. Traklar Beykoz'a geldiklerinde, kralları Amikos'un ismine binaen, buraya "Amikos" adını vermişlerdir. Amikos, Beykoz'un bilinen en eski adıdır.
M.S. 395 yılında Roma İmparatoru Büyük Teodosyus imparatorluğu, Doğu Roma İmparatorluğu (Bizans) ve Batı Roma İmparatorluğu olarak ikiye bölene dek Roma İmparatorluğu sınırları içerisinde yer alan Beykoz, bu tarihten itibaren Bizans İmparatorluğunun egemenliği altına girer.
Tarihi ve Turistik Mekanları
Yalıköy
İstanbul Boğazı'nın Anadolu yakasında bulunan Beykoz şehri bir koy etrafına kurulmuştur.
Anadoluhisarı
Beykoz sınırları içerisinde yer alan Anadoluhisarı semti Boğaziçi'nin Anadolu yakasındaki bir başka İstanbul incisidir.
Çubuklu
Beykoz'un güzel mahalleleri arasında sayılması gereken bir diğer semt de Çubuklu'dur.
Anadolukavağı
İsmini yöresindeki devasa boyutlu ağaçlardan aldığı söylenilen Anadolukavağı, kendine özgü doğasını korumayı başarabilmiş, tarihsel zenginliklerle kuşanmış bir Beykoz yakutudur.
Poyrazköy - Polonezköy
Poyrazköy, Beykoz ilçesinin en meşhur köylerinden birisidir. Tipik bir balıkçı köyü olan Poyrazköy turistlerin de uğrak yeridir.