Sade, zarif ve klasik bitkilerin değişik renk ve dizaynda sunulan çeşitlerini birçok özel gün ve durum için sevdiklerinize hediye edebilir, duygularınızı bitkiler ile ifade edebilirsiniz.
Sayfalar:
1
Fiyata Göre Sırala
SCHEFFLERA
Yeşilden sarıya tonlardaki yaprakları ve kolay bakımı ile schefflera.
Fiyat: 55,00 YTL Ürün Kodu: 0026
DİFFENBACHİA
Büyük gösterişli açık ve koyu rengi bulunduran güzel yeşil yaprakları...
Fiyat: 60,00 YTL Ürün Kodu: 0034
FİCUS
Açık yeşil uzun ve ince yapraklı saksı bitkisi olan ficus farklı görüntüsü...
Fiyat: 60,00 YTL Ürün Kodu: 0061
MENEKŞELER
Sepet içerisinde farklı renklerden menekşelerin uyumu...
Fiyat: 60,00 YTL Ürün Kodu: 0043
Estetik Bamboolar
Camın, taşların ve bamboonun buluşması ile oluşan harika görüntü...
Fiyat: 60,00 YTL Ürün Kodu: 0023
SPATHİPLYLLUM
Zarif spathiplyllum yemyeşil yaprakları, beyaz çiçeği ve kolay bakımıyla güzel bir hediye.
Fiyat: 60,00 YTL Ürün Kodu: 0024
Taze Çiçeklerle Bitki Sepeti
Taze çiçeklerin bitkilerle mükemmel uyumu sepet içerisinde sevimli bir armağan.
Fiyat: 70,00 YTL Ürün Kodu: 007
Aechmea
Aechmea
Fiyat: 70,00 YTL Ürün Kodu: 00103
AREKA
Sık güzel yeşil yaprakları ve kolay bakımı ile areka...
Fiyat: 85,00 YTL Ürün Kodu: 0033
PLALAENNOPSİS ORKİDE
Gösterişli ve zarif yapısı ile en özel sevdiklerinize çok özel...
Fiyat: 125,00 YTL Ürün Kodu: 0048
BENJAMİN
Sık koyu yeşil yaprakları ve bir metreyi aşan boyu ile saksıda büyük...
Fiyat: 125,00 YTL Ürün Kodu: 0053
ZARİF ORKİDE
Sevimli zarif orkide çok özel bir hediye olarak tüm sevdiklerinize göndermek için...
Fiyat: 125,00 YTL Ürün Kodu: 0015
Sayfalar:
1
Fiyata Göre Sırala
Salon ve süs Bitkileri
Nergis
Nergis (Narcissus) cinsinden bitki türlerine verilen ad.
Bu bitkilerde sap 20-80 cm kadar yükselebilmektedir.Soğanlı olan bu bitkilerde taç yaprakları beyaz veya sarının karışımları şeklindedir.
Kökeni ve yayılışı Anavatanı Avrupa olan bu bitkilerin en çok tür zenginliğine İspanya ve Portekiz'de rastlanmaktadır. Ancak doğal olarak tüm Akdeniz kıyılarında, hatta bunun uzantısı olan Japonya'ya kadar aynı enlem dereceleri arasında görülmektedir. Dünyada Avrupa, Kuzey Amerika, Kuzey Afrika ülkelerinde tarımı yapılmaktadır. Narcissus poeticus, Türkiye'de Ege Bölgesi'nde özellikle Karaburun ve Mordoğan'da yetiştirilmektedir. Mordoğan, nergisin anayurdu olarak sayılmaktadır.
Ormangülü
Ormangülü, fundagiller (Ericaceae) familyasından Rhododendron cinsinin 800 kadar türünü içeren çiçekli bitkilerin ortak adı. Gösterişli çiçekleri nedeniyle bahçelerde ve saksıda yetiştirilir.
Bu cinse bağlı türlerin gövdeleri çalı, nadiren de büyük ağaçlardır, en ufak tür 10-20 cm, R. arboreum ise en büyük tür olup boyunun 50 metreyi bile aştığı tespit edilebilmiştir. Yapraklar spiral konumlu, yaprak boyu 1-2 cm ile 50 cm arasında değişmektedir, sadece R. sinogrande türünde yaprakların uzunluğu 100 cm kadardır.
Ormangülü çok geniş alana yayılmış bir bitki cinsidir, kurak alanlar dışında, Kuzey Yarımküre'nin tamamı ile Güney Yarımküre'de güneydoğu Asya ve kuzeydoğu Avustralya'ya kadar dağılım göstermektedir. Himalaya dağlarında, orta Nepal ve Sıkkım ile doğuda Yunnan ve Sichuan bölgeleri arasında en zengin tür çeşitliliği görülmektedir. Çin-Hindi dağları, Kore, Japonya ve Tayvan tür çeşitliliği bakımından diğer önemli alanlardır. Ayrıca, güneydoğu Asya ile kuzey Avustralya arasında yer olan Borneo adasında 55, Yeni Gine adasında 164 tür olmak üzere, önemli sayıda tropikal ormangülü türü bulunmaktadır. Kuzey Amerika ve Avrupa kıtaları ise daha az sayıda türe sahip bulunmaktadırlar. Rhododendron ponticum ise Karadeniz Bölgesi'ne özgü bir türdür.
Çeşitlilik
Rhododendron decorumOrmangülleri sekiz alt cins altında toplanmaktadır:
Alt cins Rhododendron L.: yapraklar küçük (yaprakların alt yüzleri pullarla örtülü); birkaçyüz türü vardır. 300 kadar türe sahip Vireya grubunun tropikal ormangülleri genellikle buraya dahil edilmekle birlikte bazı uzmanlarca dokuzuncu altcins olarak ayrılmaktadırlar.
E. Molyneux tarafından 1908 yılında Keşmir'de resmedilen yabani ormangülleriAltcins Hymenanthes Koch: yapraklar büyük (yaprakların alt yüzlerinde pullar yok); 140 civarında türü bulunmaktadır.
Altcins Pentanthera Don: yaprak döken ormangülleridir; yaklaşık 25 tür.
Altcins Tsutsusi: yaklaşık 15 tür.
Altcins Azaleastrum Planch.: beş tür.
Altcins Candidastrum Philipson & Philipson: sadece bir türü mevcuttur Rhododendron albiflorum.
Altcins Mumeazalea: tek türü vardır Rhododendron semibarbatum.
Altcins Therorhodion: bir türü vardır Rhododendron camtschaticum.
Son genetik çalışmalar bu cins içindeki türlerin yeniden sınıflandırılmasına yol açmış, eskiden cins olarak kabul edilen Ledum, şimdi Rhododendron altcinsi içine alınmıştır. Hymenanthes grubunun Pentanthera içine dahil edilmesi gibi, altinsler içinde yeni sınıflandırmalar önerilmektedir [
Ormangüllerinde Hibritler yapay yollarla yoğun olarak geliştirilmekte, doğada ise farklı türlerin dağılım alanlarının kesiştiği bölgelerde ortaya çıkmaktadır. 20 binin üzerinde kültür ırkı ayırt edilebilmektedir. Bunların çoğu çiçekleri, bir kısmı ise süs bitkisi olarak dekoratif yaprakları veya gövdeleri için geliştirilmektedir.
Beykoz
Hakkında:
Beykoz
Beykoz, İstanbul'un bir ilçesidir. Çatalca-Kocaeli bölümünün Kocaeli Yarımadası batısında yer almakta olup; batıdan İstanbul Boğazı, doğu ve kuzeydoğudan Şile ilçesi, kuzeyden Karadeniz ve güneyden Ümraniye ve Üsküdar ilçeleri ile çevrelenmiştir.
Coğrafyası
Deniz seviyesinden başlayarak 270 metreye kadar yükselen Beykoz'un engebeli arazisini Riva, Küçüksu ve Göksu dereleri parçalamıştır. İlçe ve yakın çevresinde Akdeniz iklimi ile Karadeniz ikliminin karışımı olan "Geçiş Tipi İklim" etkilidir. Yazlar Akdeniz kadar sıcak olmamakla birlikte Karadeniz kadar yağışlı değildir. Beykoz ve çevresi başta kestane, meşe, gürgen, ıhlamur, kayın, kızılağaç ve fındık ağaçlarından oluşan doğal orman örtüsüyle kaplıdır.
Beykoz'un tarihi 2700 yıl öncesine götürenler var. İlk olarak kimlerin yerleştiği kesin olarak bilinmiyor. Ancak, Roma döneminde Anadolu Kavağı'nda bir adak yerinin olduğu biliniyor. O dönemde Karadeniz'e çıkmak isteyenlerin elverişli bir rüzgarla seyahat edebilmek için Zeus ve Poseidon adına kurbanlar kestikleri de biliniyor.
Yaklaşık 700 yıl önce bu yörenin Türklerin eline geçmesinden sonra Beykoz, onlar için de bir ihtişamı ile göz kamaştıran bir mekan olup çıktı. Osmanlı Padişah ve Vezirleri için yaptırılan av köşklerinin çoğunluğuna bakıldığında, buranın tarih boyunca bir av ve eğlence merkezi olduğu anlaşılıyor.
Beykoz'un tarihi gelişimi M.Ö. 700'lü yıllara dayandırılıyor. Bu tarihte bölgeye deniz yolu ile gelen Traklar'ın Bebrik adı ile kurdukları devletin bulunduğu köyün kısa zamanda gelişmesi ile Kral Amikos bu köye kendi adını veriyor. Traklar'dan sonra Amikos pek çok kültüre ev sahipliği yapıyordu ve arkasından Persler, Abbasiler geliyor. Beykoz İstanbul'un fethinden çok önce 1402 yıllarında Yıldırım Beyazıt tarafından Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katılıyor. Bundan sonra Amikos olan adı Beykoz'a dönüştürülüyor. Kocaeli Beyleri'nin ikametgahına ayrılan Beykoz; "bey" hecesini bu yöneticilerden, "koz" hecesini de Farsça'da köy anlamına gelen "Koz" kelimesinden almıştır. Beylerin köyü... Beykoz... Zengin ormanlık alanları ile o dönemde padişahlar tarafından av sahası olarak kullanılmaktaydı... Fatih Sultan Mehmet avlanırken Beykoz'da Tokat Kalesi'nin fethi müjdesini aldığı söylenir. Bu müjdeyi aldığı yerde bu zaferin anısına Tokat kalesi'ne benzer bir av köşkü yapılır ve buraya "Tokat bahçesi" adını verir. Günümüzde bu köşkün bulunduğu yer "Tokatköy mahallesi" olarak adlandırılmaktadır.
Beykoz'un günümüze gelen bir çok Tarihi eseri mevcuttur.
1990 yılında yapılan nüfus sayımına göre ilçenin nüfusu 178.438'dir. 2000 yılında yapılan nüfus sayımı ile mukayese edilecek olursa, 13.290 kişilik nüfus artışı olduğu görülecektir. Buna göre yıllık nüfus artış oranı %13'dür.
Yıllara göre;
İlçe, 1 belde, 20 köy ve 19 mahalleden oluşmaktadır. Çavuşbaşı Beldesi ve Elmalı Köyü haricindeki köylerimizin nüfusları azdır. Çavuşbaşı Beldesi ve Elmalı Köyü orman içine sonradan yerleşerek oluşmuş köy niteliğinde olup, Karadeniz köyleri özelliğini taşır. 6-8 mahalleden oluşmaktadır.
Beykoz'da gözle görülür bir plansız yapılaşma ve konut sıkıntısı yaşanmakta olup, nüfusun 2/3'e yakını tapusuz gecekondu tipi evlerde oturmaktadır. İmar durumu yakın zamana kadar imar mevzuatının tatbikatındaki gecikmeler yüzünden son derece düzensizdir. Büyük ölçüde eksik olan altyapı tamamlanmaya çalışılmaktadır. İlçe nüfusunun büyük bölümünü Beykoz'a bölge dışından iç göçle gelen vatandaşlar oluşturmuştur. Yaşanan aşırı iç göç sonucunda birçok yerde doğal bitki örtüsünün yok edilmesi ile yerleşim alanları meydana gelmiştir Yer şekillerinin de engebeli olması;plansız yapılaşmanın sebeplerinden biridir. Arazi mülkiyeti genellikle orman ve hazineye ait olup, şahıs mülkiyetindeki arazilerin sınırlı olması ve büyük parseller içermesi yüzünden işgallerle konut alanı haline dönüştürülmüştür. Eski yerleşim alanı olarak Merkez, Yalıköy, Paşabahçe, Anadolu Hisarı, Kanlıca'nın bir kısmı müstakil ve eski tip konut tarzını koruyabilen mahalleler arasındadır.
Beykoz Belediyesi, Beykoz İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile ilçede bulunan çeşitli vakıf ve derneklerin işbirliği sayesinde halk oyunları, tiyatro etkinlikleri ve çeşitli yarışmalar yapılmaktadır. Kütüphanelerin ve çok amaçlı salonların yetersizliği, kültürel faaliyetlerin istenilen düzeye ulaşmasını engellemektedir. İlçemizde 3 sinema, 11 spor kulübü, 1 spor salonu, 3 futbol sahası, 4'ü şahıslara ait 6 halı saha mevcuttur. Beykoz Çayırı'nda yapılmaya başlayan geleneksel Beykoz Şenlikleri kültürel etkinliklerin sergilendiği önemli bir faaliyettir.
Beykoz merkezindeki Abraham Paşa Korusu çeşitli turistik tesislerle yeniden düzenlenmiştir. Kanlıca'da bulunan Mihrabad Korusu Boğaz manzaralı görünümüyle en gözde mesire alanları arasında yer almaktadır.
Beykoz tarihi yalıları ile de ünlüdür. Anadolu Hisarı'ndanBeykoz Yalıköy'e kadar birçok özel mülk konumunda olan tarihi yalılar, Boğaz görünümüne güzellik katmaktadır. Bu yalıların en önemlisi Anadolu Hisarı'ndaki Hekim Paşa Yalısı'dır.
%80'sı orman alanı olan Beykoz, İstanbul halkının hafta sonu dinlenme ihtiyacının büyük bir bölümünü karşılamaktadır. Anadolu Kavağı, Anadolu Feneri , Poyraz Köy, Riva (Çayağazı), Cumhuriyet Köyü, Ali Bahadır, Değirmen Dere, boshane, göllü köyü ,Akbaba, Polonezköy en çok ilgi çeken mesire alanlarıdır. Turizm alt yapısı ve tesisleri yetersizdir. Polonezköy'de bulunan otel ve pansiyonlar dışında turizm amaçlı tesis çok azdır.
Boğaz eskiden beri balıkçılığı ile meşhur olmasına rağmen Beykoz bu açıdan da istenilen ölçüde tanıtılamamıştır. Anadolu Kavağı'ndaki balık lokantaları deniz ve kara yoluyla gelen yerli ve yabancı turistlerin rağbet ettikleri yerlerdendir. Akbaba Köyü'nde bulunan Akbaba Sultan Türbesi ve Mescidi, Anadolu Kavağı Yuşâ Tepesi'ndeki Yuşâ Türbesi, Kanlıca'daki İskender Paşa Türbesi ve Camii, Dereseki Köyü'ndeki Kırklar Baba Türbesi, Orta Çeşme'deki Uzun Evliya Türbesi çok sayıda ziyaretçi çeken yerledir. İlçe sınırları içinde bulunan ve Türkiye'de Kültür ve Tabiatı Koruma Vakfı'nın belirlediği anıtsal ve korunmaya değer ağaçlar vardır ki bunlardan bazıları; Kaymak Donduran da 200 yaşındaki Kestane Ağacı, Beykoz Çayırı'ndaki 200 yaşındaki Çınar Ağaçları örnek verilebilir.