Sade, zarif ve klasik bitkilerin değişik renk ve dizaynda sunulan çeşitlerini birçok özel gün ve durum için sevdiklerinize hediye edebilir, duygularınızı bitkiler ile ifade edebilirsiniz.
 |
SCHEFFLERA |
|
|
Yeşilden sarıya tonlardaki yaprakları ve kolay bakımı ile schefflera.
|
Fiyat: 55,00 YTL
Ürün Kodu: 0026
|
|
|
 |
 |
DİFFENBACHİA |
|
|
Büyük gösterişli açık ve koyu rengi bulunduran güzel yeşil yaprakları...
|
Fiyat: 60,00 YTL
Ürün Kodu: 0034
|
|
|
 |
 |
FİCUS |
|
|
Açık yeşil uzun ve ince yapraklı saksı bitkisi olan ficus farklı görüntüsü...
|
Fiyat: 60,00 YTL
Ürün Kodu: 0061
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
MENEKŞELER |
|
|
Sepet içerisinde farklı renklerden menekşelerin uyumu...
|
Fiyat: 60,00 YTL
Ürün Kodu: 0043
|
|
|
 |
 |
Estetik Bamboolar |
|
|
Camın, taşların ve bamboonun buluşması ile oluşan harika görüntü...
|
Fiyat: 60,00 YTL
Ürün Kodu: 0023
|
|
|
 |
 |
SPATHİPLYLLUM |
|
|
Zarif spathiplyllum yemyeşil yaprakları, beyaz çiçeği ve kolay bakımıyla güzel bir hediye.
|
Fiyat: 60,00 YTL
Ürün Kodu: 0024
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
Taze Çiçeklerle Bitki Sepeti |
|
|
Taze çiçeklerin bitkilerle mükemmel uyumu sepet içerisinde sevimli bir armağan.
|
Fiyat: 70,00 YTL
Ürün Kodu: 007
|
|
|
 |
 |
Aechmea |
|
|
Aechmea
|
Fiyat: 70,00 YTL
Ürün Kodu: 00103
|
|
|
 |
 |
AREKA |
|
|
Sık güzel yeşil yaprakları ve kolay bakımı ile areka...
|
Fiyat: 85,00 YTL
Ürün Kodu: 0033
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
PLALAENNOPSİS ORKİDE |
|
|
Gösterişli ve zarif yapısı ile en özel sevdiklerinize çok özel...
|
Fiyat: 125,00 YTL
Ürün Kodu: 0048
|
|
|
 |
 |
BENJAMİN |
|
|
Sık koyu yeşil yaprakları ve bir metreyi aşan boyu ile saksıda büyük...
|
Fiyat: 125,00 YTL
Ürün Kodu: 0053
|
|
|
 |
 |
ZARİF ORKİDE |
|
|
Sevimli zarif orkide çok özel bir hediye olarak tüm sevdiklerinize göndermek için...
|
Fiyat: 125,00 YTL
Ürün Kodu: 0015
|
|
|
Salon ve süs Bitkileri
Nergis
Nergis (Narcissus) cinsinden bitki türlerine verilen ad.
Bu bitkilerde sap 20-80 cm kadar yükselebilmektedir.Soğanlı olan bu bitkilerde taç yaprakları beyaz veya sarının karışımları şeklindedir.
Kökeni ve yayılışı Anavatanı Avrupa olan bu bitkilerin en çok tür zenginliğine İspanya ve Portekiz'de rastlanmaktadır. Ancak doğal olarak tüm Akdeniz kıyılarında, hatta bunun uzantısı olan Japonya'ya kadar aynı enlem dereceleri arasında görülmektedir. Dünyada Avrupa, Kuzey Amerika, Kuzey Afrika ülkelerinde tarımı yapılmaktadır. Narcissus poeticus, Türkiye'de Ege Bölgesi'nde özellikle Karaburun ve Mordoğan'da yetiştirilmektedir. Mordoğan, nergisin anayurdu olarak sayılmaktadır.
Ormangülü
Ormangülü, fundagiller (Ericaceae) familyasından Rhododendron cinsinin 800 kadar türünü içeren çiçekli bitkilerin ortak adı. Gösterişli çiçekleri nedeniyle bahçelerde ve saksıda yetiştirilir.
Bu cinse bağlı türlerin gövdeleri çalı, nadiren de büyük ağaçlardır, en ufak tür 10-20 cm, R. arboreum ise en büyük tür olup boyunun 50 metreyi bile aştığı tespit edilebilmiştir. Yapraklar spiral konumlu, yaprak boyu 1-2 cm ile 50 cm arasında değişmektedir, sadece R. sinogrande türünde yaprakların uzunluğu 100 cm kadardır.
Ormangülü çok geniş alana yayılmış bir bitki cinsidir, kurak alanlar dışında, Kuzey Yarımküre'nin tamamı ile Güney Yarımküre'de güneydoğu Asya ve kuzeydoğu Avustralya'ya kadar dağılım göstermektedir. Himalaya dağlarında, orta Nepal ve Sıkkım ile doğuda Yunnan ve Sichuan bölgeleri arasında en zengin tür çeşitliliği görülmektedir. Çin-Hindi dağları, Kore, Japonya ve Tayvan tür çeşitliliği bakımından diğer önemli alanlardır. Ayrıca, güneydoğu Asya ile kuzey Avustralya arasında yer olan Borneo adasında 55, Yeni Gine adasında 164 tür olmak üzere, önemli sayıda tropikal ormangülü türü bulunmaktadır. Kuzey Amerika ve Avrupa kıtaları ise daha az sayıda türe sahip bulunmaktadırlar. Rhododendron ponticum ise Karadeniz Bölgesi'ne özgü bir türdür.
Çeşitlilik
Rhododendron decorumOrmangülleri sekiz alt cins altında toplanmaktadır:
Alt cins Rhododendron L.: yapraklar küçük (yaprakların alt yüzleri pullarla örtülü); birkaçyüz türü vardır. 300 kadar türe sahip Vireya grubunun tropikal ormangülleri genellikle buraya dahil edilmekle birlikte bazı uzmanlarca dokuzuncu altcins olarak ayrılmaktadırlar.
E. Molyneux tarafından 1908 yılında Keşmir'de resmedilen yabani ormangülleriAltcins Hymenanthes Koch: yapraklar büyük (yaprakların alt yüzlerinde pullar yok); 140 civarında türü bulunmaktadır.
Altcins Pentanthera Don: yaprak döken ormangülleridir; yaklaşık 25 tür.
Altcins Tsutsusi: yaklaşık 15 tür.
Altcins Azaleastrum Planch.: beş tür.
Altcins Candidastrum Philipson & Philipson: sadece bir türü mevcuttur Rhododendron albiflorum.
Altcins Mumeazalea: tek türü vardır Rhododendron semibarbatum.
Altcins Therorhodion: bir türü vardır Rhododendron camtschaticum.
Son genetik çalışmalar bu cins içindeki türlerin yeniden sınıflandırılmasına yol açmış, eskiden cins olarak kabul edilen Ledum, şimdi Rhododendron altcinsi içine alınmıştır. Hymenanthes grubunun Pentanthera içine dahil edilmesi gibi, altinsler içinde yeni sınıflandırmalar önerilmektedir [
Ormangüllerinde Hibritler yapay yollarla yoğun olarak geliştirilmekte, doğada ise farklı türlerin dağılım alanlarının kesiştiği bölgelerde ortaya çıkmaktadır. 20 binin üzerinde kültür ırkı ayırt edilebilmektedir. Bunların çoğu çiçekleri, bir kısmı ise süs bitkisi olarak dekoratif yaprakları veya gövdeleri için geliştirilmektedir.
Caglayan
Hakkında:
Çağlayan
Kağıthane, İstanbul'un bir ilçesidir. Doğusunda Beşiktaş ilçesine bağlı Levent sırtları, batısında Eyüp ilçesine bağlı Alibeyköy semti, kuzeyinde Şişli ilçesine bağlı Ayazağa köyü, güneyinde Silahtarağa semtleri ile çevrilidir.
Arazi yapısı engebeli olup, derelerden ve vadilerden oluşmuştur. Bu bölgeler ise yerleşim alanı olarak kullanılmaktadır.
Tarihi
Kağıthane, İstanbul'da Haliç körfezine dökülen bir dere ile, bunun vadisinde eski kağıt imalathanelerinin bulunması nedeni ile bu adı almıştır. Zamanında bu imalathaneler dışında; Un değirmenleri ve Baruthanelerin bulunduğu, Düzlük kesimlerde ise Cirit oyunları ve ok atışı için talim sahaları bulunduğu bilinmektedir.
1530 Haziran ayında Kanuni Sultan Süleyman'ın oğulları Şehzade Mustafa ve Şehzade Mehmet ile Şehzade Selim'in sünnet düğünleri At Meydanı'nda başlamış ve üç hafta devam ettikten sonra Kağıthane sahrasında bir koşu ile sona ermiştir.
Kağıthane 18. yüzyıldan önce de l{{subst:yumuşak a}}leleri ile meşhurdu. Evliya Çelebi buradaki (Lalezar Mesiresi'nde) "Kağıthane Lalesi" ismiyle meşhur "Lale-i Günegün"den bahsederek, "Lale vakti buraya gelenlerin aklı perişan olur" diye yazmıştır. Kağıthane 18. yüzyılda III. Ahmet'in veziri Damat Nevşehirli İbrahim Paşa'nın zamanında Lale Devri ile dillere destan olmuştur.
28. Çelebi Mehmet Efendi'nin Paris'ten getirdiği Versay bahçe ve köşklerinin planlarına göre, Kağıthane deresi etrafında padişaha ile vezirlere özgü 60 kadar kasr ve köşk yapılmış ve kıyılar Karaağaç düzenlenmiştir. Dere kenarları kavak ve çınar ağaçları ile süslenmiştir. En meşhur Kasr, "Sadabad" olarak anılmaktadır. Derede çağlayanlar yapılmış, geceleri kaplumbağalar üzerine mumluk dikilerek Lale bahçeleri arasında çırağanlar düzenlenmeye başlanmıştır. O yıllarda Kağıthane'yi; lale tarlaları, havuzlar, fıskiyeler ve renk renk görünen köşkler birbirini tamamlayan unsurlardı.
Kağıthane bahçe ve Kasr'larının öyküleri, halk arasında türlü dedikodulara yol açmış, bilhassa eğlencelerin alıp yürümesi hoşnutsuzluklara, eleştirilere neden olmuştur. Edebiyata da konu olan bu görünüm ve yapıtlar Patrona Halil İsyanı'nda yıkılarak düz bir alan haline getirilmiştir.
Kağıthane eğlence merasiminin zamanı İlkbahardı. Hıdırellezden itibaren halk kayıklarla, arabalarla tatil günlerinde bu yöreyi doldururdu. Kağıthane, birçok toplantıların yapıldığı, resmi ziyaretlerin, düğünlerin düzenlendiği bir yerdi. 1808 yılında Alemdar Mustafa Paşa'nın davet ettiği İmparatorluk Ayanhane'den ve eşrafı, Kağıthanede toplanarak meşhur "Sened-i İttifak"ı düzenlemişlerdir.
Eski Kağıthane'den bugün hemen hemen hatıra yoktur. II. Dünya Savaşı sırasında Çağlayan ve İmrahor Kasr'ları yıktırılmış, hatta dere içindeki çağlayanı sağlayan oyma mermer kaideler ve eski nişan taşları da sökülmüş, bugün bir harabe haline gelmiştir.
1481-1512 yılları arasında Osmanlı padişahlarından II. Beyazıt devrinde Candereci Muhittinzade Vakfı ile kurulan ve açıklandığı şekilde devreler geçiren Kağıthane köyü'nün ilk nüvesi, Merkez mahallesindeki yerleşmelerle başlamıştır. Halen Belediye Meydanına bakan "Daye Hatun Camii" bu devirden kalmadır. Eski tarihsel yapıyı taşıyan ahşap evlerden birçok örnek halen göze çarpmaktadır. Bugün İstihkam Okulunun yapıldığı yerde eski kasr yanında günümüze gelmiş olan "Sadabad Camii" bulunmaktadır. Sadabad bahçe ve mesireleri, Osmanlı-Türk toplumundan doğan bütünleşme özelliklerini ortaya koyan önemli örneklerden birisidir. Doğal özellikleri, nedeniyle Kağıthane daha Sadabad bahçeleri gelişmeden de İstanbulluların ve Hükümdarların doğa ile bir araya geldikleri yerlerin önde gelenlerindendir. Hükümdarlardan ilk defa Kanuni Sultan Süleyman'ın ilgisini çekmiş olan Kağıthane, 3. Ahmet devrinde yaptırılan Sadabad Kasrı ile imar edilmeye başlandı.
Nitekim Halic'e doğru Kağıthane ve Alibey dereleri kıyılarında devletçe parsellenerek, devrin ileri gelenlerine verilen arazide yaptırılan ve sayıları 170'i aşan birbirinden zarif Köşk ve güzel bahçelerle Kağıthane bir yazlık dinlenme sitesi haline gelmişti. Halkın kullandığı geniş mesire çayırlıklarıyla kuşatılan bu kasırlar topluluğu, Sadabad Sarayı ve bahçesiyle birleşerek Haliç'ten Kağıthane köyüne kadar birbirinden güzel bir dizi peyzajı içerenSübyan Mektebi bir bahçe ve su şehri oldu. Böylece Osmanlı tarihi içinde peyzaj mimarlığı yönünden kentin belli bir kesimi planlı bir biçimde ve kısa bir zaman süresinde rekreasyon amacıyla geliştirilmesi gibi bir olgu ile karşılaşmaktayız. Bu gelişmenin olduğu Lale Devri'nde doğa ve bahçe tutkusu sınırlarını aşarak halka kadar ulaştı. O devirde genel kültürümüzün çeşitleri sanat bölümlerindeki gelişmeler bahçe sanatı da önemli bir yer almıştır.
Patrona Halil isyanı ile bir enkaz haline gelen Sadabad Kasırları ve bahçelerinin küçük bir bölümü 3. Ahmet'ten sonraki Hükümdarlar ve özellikle 1. Mahmut, 3. Selim ve 2. Mahmut zamanında onarıldı. Fakat hiçbir zaman Lale devrindeki yapı ve ruh olgunluğuna erişmedi. 2. Mahmut tarafından onarılarak "Çağlayan Kasrı" olarak adlandırılan Sadabad 1940'larda yıkılarak askeri okul inşa edildi.
Bugün ünlü bahçesinin en önemli özelliklerinden biri olan mermer kaplı kanal ve çağlayanları yapan mermer kaske ve kaselerden birkaç parça kalmıştır. Doğal bir çayırlık olan Kağıthane vadi tabanı su kıyısı ve bitki örtüsünün de, bir kordon gibi dere boylarını takip etmesi ile ortaya çıkan bir görünümdeydi. Gürgen, çınar, kızılağaç, söğüt, ardıç ağaçlıklarının doğal olarak kümelenmiş vadiyi kuşatan dik sırtlar ve tepeler maki ve benzer bitki örtüsü ile kaplı idi.
Kağıthane Belediye sınırları içinde yerleşme merkezde başlamışsa da burada fazla gelişme göstermeden Çağlayan, Çeliktepe ve devamı olan Sanayi Mahallesi sırtlarında yoğun bir şekilde yerleşmeler başlamıştır. Kağıthane ilçesi bugün 19 mahalleden ibarettir.
Mahalleler
Çağlayan Mahallesi
Çeliktepe Mahallesi
Emniyetevler Mahallesi
Sanayi Mahallesi
Gültepe Mahallesi
Gürsel Mahallesi
Harmantepe Mahallesi
Hürriyet Mahallesi
Seyrantepe Mahallesi
Şirintepe Mahallesi
Çağlayan Mahallesi
Ortabayır Mahallesi
Telsizler Mahallesi
Talaıpaşa Mahallesi
Yahya Kemal Mahallesi
Hamidiye Mahallesi
Nurtepe Mahallesi
Mehmet Akif Mahallesi
Yeşilce Mahallesi