Özel arajmanlar, güller, buketler ve değişik türden çiçeklerle ailenize, dostlarınıza, sevdiklerinize teşekkürlerinizi ve minnettarlığınızı ifade edin.
Açelya, fundagiller (Ericaceae) familyasının ormangülü (Rhododendron) cinsinden bazı bitki türlerine verilen ad.
Anavatanı Kuzey Amerika ile Asya'nın tepelik bölgeleri olan bu bitkilerin çoğu ormanlarda, kayalık akarsu kıyılarında, bataklık ve gölge yerlerde yetişir. Bahar ya da yaz aylarında pembe, altın sarısı, ateş kırmızısı ve portakal renginin bütün tonlarında ya da beyaz renkte çiçekler açan küçük çalılık bitkilerdir. Açelyalar ormangülleri gibi, çürümüş bitki artıklarınca zengin, humuslu toprakları severler.
Japonlar, yaklaşık 1000 yıldır cüce açelyalar yetiştirmekte ve yöntemlerini gizli tutmaktadırlar. Hint açelyası 1680'de Hollandalılar tarafından Çin'den Avrupa'ya götürürlmüş ve bu türden Avrupa'ya özgü birçok yeni tür geliştirilmiştir. Bunlardan biri günümüzde Belçika'nın ulusal çiçeği olarak kullanılmaktadır.
Ayçiçeği
Ayçiçeği, yetişme periyodu boyunca (100-150 gün) 2600-2850 °C civarında toplam sıcaklık ister. Derin ve kazık kök sistemine sahip olması nedeniyle, kuraklığa dayanımı fazladır. Her türlü toprakta yetişmesine rağmen, iyi drenajlı, nötr PH (6,5 - 7,5)'a sahip ve su tutması yüksek toprakları daha fazla sever. Taban suyu yüksek, asitli topraklardan hoşlanmaz. Tuzluluğa dayanması ortadır.
Ayçiçeğinin çimlenmesi için en az toprak sıcaklığı 8-10 °C olmalıdır. Bu nedenle genelde Nisan ayı başı-Mayıs ortası arasında ekimi yapılır. Erken ekim, verimi önemli ölçüde arttırır. Ayçiçeği soğuğa dayanıklı olup, genelde ilk donlardan 4-6 yapraklı devreye kadar zarar görmez. Ancak ısının -4 °C nin altına düşmesiyle oluşan dondan oldukça fazla etkilenir.
Bulgurlu
Hakkında:
Bulgurlu
Üsküdarın mahallelerinden biridir. Çamlıcanın boğaza bakmayan arka yamacında kuruludur. ümraniye ile kadıköy ve üsküdar ilçelerinin ana bağlantı yolları bu mahalleden geçer. Bulgurlular,bulgur işiyle uğraştıkları için mahalle bu isimle anılmaktadır.Hatta Aziz Mahmut Efendi mahalle sakinlerinin işlerini kolaylaştırmak için onlara bir dibek vakfetmiştir. Bazı sütunlardan hareketle bu yörede önceden manastır ve killiselerin bulunduğu anlaşılmaktadır.Mesela bulunan eski bir musalla taşı,bugünkü Bulgurlu Camiin yerinde önceden Bizanslılara ait bir kilise ve mezarlığın olduğunu göstermektedir. Türkler bu terleri 14.yüzyılın ilk yarısında kontrol altına almışlar ve Bulgurlu Dağı üzerine bir gözcü teşkilatı kurmuşlardır.Yine bu yörede Bizanslılardan kalma bir gözetleme kulesinin bulunduğu ve buradan yakılan ateşle Sultanahmet'teki merkeze işaret verildiği kaynaklarda belirtilmektedir.