Özel olarak hazırlanmış arajmanlar, güller, buketler ve değişik türden çiçeklerle yeni bebeğe hoş geldin deyip, anne ve babayı güzel çiçeklerle kutlayabilirsiniz.
 |
AYICIK GÜL |
|
|
Sevimli ayıcık ve zarif kırmızı gül tasarımı sizden sevdiklerinize...
|
Fiyat: 35,00 YTL
Ürün Kodu: 0046
|
|
|
 |
 |
Kır Çiçekleri |
|
|
Renklerinin uyumu özenle seçilmiş kır çiçekleri sıcak renleri ile...
|
Fiyat: 49,00 YTL
Ürün Kodu: 0013
|
|
|
 |
 |
BUKET 004 |
|
|
Kırmızı beyaz gerberalar ve krizantemler yeşil bitkiler ve
|
Fiyat: 50,00 YTL
Ürün Kodu: 0076
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
Sepette Krizantem |
|
|
Sepet içerisine hazırlanmış güzel beyaz krizantemler...
|
Fiyat: 60,00 YTL
Ürün Kodu: 009
|
|
|
 |
 |
Sıcak Sarılar |
|
|
Zarif sarı güllerin ve lilyumların mevsim çiçekleri ile sepetteki uyumu...
|
Fiyat: 60,00 YTL
Ürün Kodu: 005
|
|
|
 |
 |
GÜLLER VE LİLYUMLAR |
|
|
Sıcak sarı lilyumlar ve güllerle değişik yaprak ve bitkilerin mükemmel uyumu...
|
Fiyat: 60,00 YTL
Ürün Kodu: 003
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
GERBERA LİLYUM |
|
|
Turuncunun farklı tonlarına sahip gerberalar ve beyaz lilyumlar güzel bir sepet...
|
Fiyat: 65,00 YTL
Ürün Kodu: 0028
|
|
|
 |
 |
Taze Çiçeklerle Bitki Sepeti |
|
|
Taze çiçeklerin bitkilerle mükemmel uyumu sepet içerisinde sevimli bir armağan.
|
Fiyat: 70,00 YTL
Ürün Kodu: 007
|
|
|
 |
 |
SEVİMLİ ARAJMAN |
|
|
Özel cam içerisine pembe gerbera, kırmızı güller ve mevsimine göre...
|
Fiyat: 70,00 YTL
Ürün Kodu: 0058
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
Güller ve Kır çiçekleri |
|
|
Sepet içerisine hazırlanmış mükemmel sarı güllerden ve sevimli kır çiçeklerinden...
|
Fiyat: 70,00 YTL
Ürün Kodu: 002
|
|
|
 |
 |
Pembe Güller |
|
|
Vazo içerisinde değişik yapraklarla zenginleştirilmiş 7 adet pembe gül.
|
Fiyat: 75,00 YTL
Ürün Kodu: 0014
|
|
|
 |
 |
SANDIKTA ARAJMAN |
|
|
Küçük sevimli kutu içerisinde peluş ayıcık ve özel kır çiçekleri...
|
Fiyat: 75,00 YTL
Ürün Kodu: 0030
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
RENKLİ VAZODA ARAJMAN |
|
|
Renkli cam vazo içine özenle hazırlanmış beyaz, mavi ve yeşilin...
|
Fiyat: 75,00 YTL
Ürün Kodu: 0038
|
|
|
 |
 |
GÜLLER VE KIR ÇİÇEKLERİ |
|
|
Tomurcuk pembe güller beyaz kır çiçekleri muhteşem güzelliği ve canlılığı ile...
|
Fiyat: 75,00 YTL
Ürün Kodu: 0012
|
|
|
 |
 |
BEYAZ LİLYUMLAR |
|
|
Yeşil yapraklar ile özenli lilyumlar estetik cam vazo içerisine hazırlanmıştır.
|
Fiyat: 80,00 YTL
Ürün Kodu: 008
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
SEVİMLİ ÇİÇEK |
|
|
Kaliteli kır çiçeklerinin uyumu, yeşilliklerle süslenmiş olan arajmanda...
|
Fiyat: 80,00 YTL
Ürün Kodu: 0051
|
|
|
 |
 |
SARI GÜLLER |
|
|
12 adet sarı gül hoş bir cam vazo içerisinde mükemmel uyumlu yaprak...
|
Fiyat: 95,00 YTL
Ürün Kodu: 004
|
|
|
 |
 |
ZARİF ORKİDE |
|
|
Sevimli zarif orkide çok özel bir hediye olarak tüm sevdiklerinize göndermek için...
|
Fiyat: 125,00 YTL
Ürün Kodu: 0015
|
|
|
Yeni Bebek
Bambu
Bambu (Bambusoideae), buğdaygiller (Poaceae) familyasına ait ve 1.200 adet, bazen birbirlerinden çok farklı görünen türlerden oluşan bir alt familya. Bambu insanların en çok işine yarayan bitkilerden birisidir. Bambu türleri Asya'da, Güney ve Kuzey Amerika'da ve Afrika'da bulunurlar. En büyük bambu türleri 80 cm kalınlığa ve 38 metre uzunluğa kadar varabilir. Bazı bambu türleri çok seyrek çiçek verir, bazen her 100 yılda bir, ya da hatta daha da seyrek.
Bambunun bazı kültürlerde sembolik anlamları vardır. Çinlilerde bambu uzun bir ömürün sembolüdür. Hindistan'da ise dostluğun sembolüdür. Filipinler'de çiftçiler bambu sırıklarını şans getirsinler diye tarlalarının etrafına dikerler. Bambu, yemyeşil yaprakları ve çok dümdüz bir şeklide dik büyümesi ile, Japonya'da dürüstlüğün ve temizliğin sembolüdür. Japonlar ayrıca yılbaşında giriş kapılarının iki yanına birbirine bağlanmış bambular ("kodamatsu") koyarlar ve bunun şans getirdiğine inanırlar.
Fesleğen
Fesleğen, ballıbabagiller (Lamiaceae) familyasından Ocimum cinsini oluşturan tek yıllık ve genellikle ılıman bölgelerde yetişen bir bitki türleri.
Yemeklerde kullanılmak üzere tarımı yapılan fesleğenin kökeni Asya'nın dönenceler arasında kalan bölgelerine dayansa da, günümüzde yeryüzünün öteki ılıman bölgelerine de yayılmıştır.
Yetişkin fesleğenlerin boyları genellikle 20 ile 60 cm arasında değişir. Renkleri açık yeşilden koyu yeşile kadar değişen yaprakları yumuşak olup, bir ile beş cm arasında uzunlukta ve bir ile üç cm arasında genişlikte olurlar. Soğuğa karşı çok duyarlı olan fesleğen bitkisi, en çok sıcak, kuru ortamları sever.
Manolya
Manolya, 20-30 m boylarında, piramidal tepeli ve her dem yeşil odunsu bir bitkidir. Saçak kök yapısına sahiptir. Çok kalın değildir. Genç sürgünler, tomurcuk ve agregat meyve pas rengi tüylerle sık bir biçimde örtülmüştür. Çok çatlaklı değildir. Yaşlandıkça çatlaklar oluşur. Kahverengindedir. Ucu küt ya da hafif sivri, dip tarafı kama şeklinde sonuçlanır.
Beykoz
Hakkında:
Beykoz
Beykoz, İstanbul'un bir ilçesidir. Çatalca-Kocaeli bölümünün Kocaeli Yarımadası batısında yer almakta olup; batıdan İstanbul Boğazı, doğu ve kuzeydoğudan Şile ilçesi, kuzeyden Karadeniz ve güneyden Ümraniye ve Üsküdar ilçeleri ile çevrelenmiştir.
Coğrafyası
Deniz seviyesinden başlayarak 270 metreye kadar yükselen Beykoz'un engebeli arazisini Riva, Küçüksu ve Göksu dereleri parçalamıştır. İlçe ve yakın çevresinde Akdeniz iklimi ile Karadeniz ikliminin karışımı olan "Geçiş Tipi İklim" etkilidir. Yazlar Akdeniz kadar sıcak olmamakla birlikte Karadeniz kadar yağışlı değildir. Beykoz ve çevresi başta kestane, meşe, gürgen, ıhlamur, kayın, kızılağaç ve fındık ağaçlarından oluşan doğal orman örtüsüyle kaplıdır.
Beykoz'un tarihi 2700 yıl öncesine götürenler var. İlk olarak kimlerin yerleştiği kesin olarak bilinmiyor. Ancak, Roma döneminde Anadolu Kavağı'nda bir adak yerinin olduğu biliniyor. O dönemde Karadeniz'e çıkmak isteyenlerin elverişli bir rüzgarla seyahat edebilmek için Zeus ve Poseidon adına kurbanlar kestikleri de biliniyor.
Yaklaşık 700 yıl önce bu yörenin Türklerin eline geçmesinden sonra Beykoz, onlar için de bir ihtişamı ile göz kamaştıran bir mekan olup çıktı. Osmanlı Padişah ve Vezirleri için yaptırılan av köşklerinin çoğunluğuna bakıldığında, buranın tarih boyunca bir av ve eğlence merkezi olduğu anlaşılıyor.
Beykoz'un tarihi gelişimi M.Ö. 700'lü yıllara dayandırılıyor. Bu tarihte bölgeye deniz yolu ile gelen Traklar'ın Bebrik adı ile kurdukları devletin bulunduğu köyün kısa zamanda gelişmesi ile Kral Amikos bu köye kendi adını veriyor. Traklar'dan sonra Amikos pek çok kültüre ev sahipliği yapıyordu ve arkasından Persler, Abbasiler geliyor. Beykoz İstanbul'un fethinden çok önce 1402 yıllarında Yıldırım Beyazıt tarafından Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katılıyor. Bundan sonra Amikos olan adı Beykoz'a dönüştürülüyor. Kocaeli Beyleri'nin ikametgahına ayrılan Beykoz; "bey" hecesini bu yöneticilerden, "koz" hecesini de Farsça'da köy anlamına gelen "Koz" kelimesinden almıştır. Beylerin köyü... Beykoz... Zengin ormanlık alanları ile o dönemde padişahlar tarafından av sahası olarak kullanılmaktaydı... Fatih Sultan Mehmet avlanırken Beykoz'da Tokat Kalesi'nin fethi müjdesini aldığı söylenir. Bu müjdeyi aldığı yerde bu zaferin anısına Tokat kalesi'ne benzer bir av köşkü yapılır ve buraya "Tokat bahçesi" adını verir. Günümüzde bu köşkün bulunduğu yer "Tokatköy mahallesi" olarak adlandırılmaktadır.
Beykoz'un günümüze gelen bir çok Tarihi eseri mevcuttur.
1990 yılında yapılan nüfus sayımına göre ilçenin nüfusu 178.438'dir. 2000 yılında yapılan nüfus sayımı ile mukayese edilecek olursa, 13.290 kişilik nüfus artışı olduğu görülecektir. Buna göre yıllık nüfus artış oranı %13'dür.
Yıllara göre;
İlçe, 1 belde, 20 köy ve 19 mahalleden oluşmaktadır. Çavuşbaşı Beldesi ve Elmalı Köyü haricindeki köylerimizin nüfusları azdır. Çavuşbaşı Beldesi ve Elmalı Köyü orman içine sonradan yerleşerek oluşmuş köy niteliğinde olup, Karadeniz köyleri özelliğini taşır. 6-8 mahalleden oluşmaktadır.
Beykoz'da gözle görülür bir plansız yapılaşma ve konut sıkıntısı yaşanmakta olup, nüfusun 2/3'e yakını tapusuz gecekondu tipi evlerde oturmaktadır. İmar durumu yakın zamana kadar imar mevzuatının tatbikatındaki gecikmeler yüzünden son derece düzensizdir. Büyük ölçüde eksik olan altyapı tamamlanmaya çalışılmaktadır. İlçe nüfusunun büyük bölümünü Beykoz'a bölge dışından iç göçle gelen vatandaşlar oluşturmuştur. Yaşanan aşırı iç göç sonucunda birçok yerde doğal bitki örtüsünün yok edilmesi ile yerleşim alanları meydana gelmiştir Yer şekillerinin de engebeli olması;plansız yapılaşmanın sebeplerinden biridir. Arazi mülkiyeti genellikle orman ve hazineye ait olup, şahıs mülkiyetindeki arazilerin sınırlı olması ve büyük parseller içermesi yüzünden işgallerle konut alanı haline dönüştürülmüştür. Eski yerleşim alanı olarak Merkez, Yalıköy, Paşabahçe, Anadolu Hisarı, Kanlıca'nın bir kısmı müstakil ve eski tip konut tarzını koruyabilen mahalleler arasındadır.
Beykoz Belediyesi, Beykoz İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile ilçede bulunan çeşitli vakıf ve derneklerin işbirliği sayesinde halk oyunları, tiyatro etkinlikleri ve çeşitli yarışmalar yapılmaktadır. Kütüphanelerin ve çok amaçlı salonların yetersizliği, kültürel faaliyetlerin istenilen düzeye ulaşmasını engellemektedir. İlçemizde 3 sinema, 11 spor kulübü, 1 spor salonu, 3 futbol sahası, 4'ü şahıslara ait 6 halı saha mevcuttur. Beykoz Çayırı'nda yapılmaya başlayan geleneksel Beykoz Şenlikleri kültürel etkinliklerin sergilendiği önemli bir faaliyettir.
Beykoz merkezindeki Abraham Paşa Korusu çeşitli turistik tesislerle yeniden düzenlenmiştir. Kanlıca'da bulunan Mihrabad Korusu Boğaz manzaralı görünümüyle en gözde mesire alanları arasında yer almaktadır.
Beykoz tarihi yalıları ile de ünlüdür. Anadolu Hisarı'ndanBeykoz Yalıköy'e kadar birçok özel mülk konumunda olan tarihi yalılar, Boğaz görünümüne güzellik katmaktadır. Bu yalıların en önemlisi Anadolu Hisarı'ndaki Hekim Paşa Yalısı'dır.
%80'sı orman alanı olan Beykoz, İstanbul halkının hafta sonu dinlenme ihtiyacının büyük bir bölümünü karşılamaktadır. Anadolu Kavağı, Anadolu Feneri , Poyraz Köy, Riva (Çayağazı), Cumhuriyet Köyü, Ali Bahadır, Değirmen Dere, boshane, göllü köyü ,Akbaba, Polonezköy en çok ilgi çeken mesire alanlarıdır. Turizm alt yapısı ve tesisleri yetersizdir. Polonezköy'de bulunan otel ve pansiyonlar dışında turizm amaçlı tesis çok azdır.
Boğaz eskiden beri balıkçılığı ile meşhur olmasına rağmen Beykoz bu açıdan da istenilen ölçüde tanıtılamamıştır. Anadolu Kavağı'ndaki balık lokantaları deniz ve kara yoluyla gelen yerli ve yabancı turistlerin rağbet ettikleri yerlerdendir. Akbaba Köyü'nde bulunan Akbaba Sultan Türbesi ve Mescidi, Anadolu Kavağı Yuşâ Tepesi'ndeki Yuşâ Türbesi, Kanlıca'daki İskender Paşa Türbesi ve Camii, Dereseki Köyü'ndeki Kırklar Baba Türbesi, Orta Çeşme'deki Uzun Evliya Türbesi çok sayıda ziyaretçi çeken yerledir. İlçe sınırları içinde bulunan ve Türkiye'de Kültür ve Tabiatı Koruma Vakfı'nın belirlediği anıtsal ve korunmaya değer ağaçlar vardır ki bunlardan bazıları; Kaymak Donduran da 200 yaşındaki Kestane Ağacı, Beykoz Çayırı'ndaki 200 yaşındaki Çınar Ağaçları örnek verilebilir.