Beraber İster ilk ister 50. yılınız olsun, ona ne kadar özel olduğunu, göndereceğiniz muhteşem lilyumlarla, güllerle, gerberalarla yada özel hazırlanmış çiçeklerimizle gösterin. Çiçekler unutulmaz hatıralarda sonsuza denk saklı kalırlar!
 |
BİRTANEM |
|
|
Tek, zarif, yeşillikler içindeki kırmızı gül, arka dizaynı ve kırmızı kurdelası...
|
Fiyat: 25,00 YTL
Ürün Kodu: 0056
|
|
|
 |
 |
Kır Çiçekleri |
|
|
Renklerinin uyumu özenle seçilmiş kır çiçekleri sıcak renleri ile...
|
Fiyat: 49,00 YTL
Ürün Kodu: 0013
|
|
|
 |
 |
BUKET 004 |
|
|
Kırmızı beyaz gerberalar ve krizantemler yeşil bitkiler ve
|
Fiyat: 50,00 YTL
Ürün Kodu: 0076
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
BUKET 0013 |
|
|
Özenle seçilmiş karanfiller ve yapraklar
|
Fiyat: 50,00 YTL
Ürün Kodu: 0075
|
|
|
 |
 |
Estetik Bamboolar |
|
|
Camın, taşların ve bamboonun buluşması ile oluşan harika görüntü...
|
Fiyat: 60,00 YTL
Ürün Kodu: 0023
|
|
|
 |
 |
SPATHİPLYLLUM |
|
|
Zarif spathiplyllum yemyeşil yaprakları, beyaz çiçeği ve kolay bakımıyla güzel bir hediye.
|
Fiyat: 60,00 YTL
Ürün Kodu: 0024
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
Rengârenk Kırçiçekleri |
|
|
Kırmızı, beyaz, sarı, mor ve değişik renklerdeki kır çiçeklerinin...
|
Fiyat: 60,00 YTL
Ürün Kodu: 0011
|
|
|
 |
 |
Sepette Krizantem |
|
|
Sepet içerisine hazırlanmış güzel beyaz krizantemler...
|
Fiyat: 60,00 YTL
Ürün Kodu: 009
|
|
|
 |
 |
Sıcak Sarılar |
|
|
Zarif sarı güllerin ve lilyumların mevsim çiçekleri ile sepetteki uyumu...
|
Fiyat: 60,00 YTL
Ürün Kodu: 005
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
GÜLLER VE LİLYUMLAR |
|
|
Sıcak sarı lilyumlar ve güllerle değişik yaprak ve bitkilerin mükemmel uyumu...
|
Fiyat: 60,00 YTL
Ürün Kodu: 003
|
|
|
 |
 |
Taze Çiçeklerle Bitki Sepeti |
|
|
Taze çiçeklerin bitkilerle mükemmel uyumu sepet içerisinde sevimli bir armağan.
|
Fiyat: 70,00 YTL
Ürün Kodu: 007
|
|
|
 |
 |
BUKET 003 |
|
|
Üçlü Antorium buketi 3 Adet Antorium,cipsofilla ve
|
Fiyat: 70,00 YTL
Ürün Kodu: 0077
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
GÜL ARAJMAN |
|
|
Cam vazo içerisine 7 kırmızı gülden, yeşil yapraklar ve bitkilerden hazırlanmış...
|
Fiyat: 75,00 YTL
Ürün Kodu: 0027
|
|
|
 |
 |
Pembe Güller |
|
|
Vazo içerisinde değişik yapraklarla zenginleştirilmiş 7 adet pembe gül.
|
Fiyat: 75,00 YTL
Ürün Kodu: 0014
|
|
|
 |
 |
RENKLİ VAZODA ARAJMAN |
|
|
Renkli cam vazo içine özenle hazırlanmış beyaz, mavi ve yeşilin...
|
Fiyat: 75,00 YTL
Ürün Kodu: 0038
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
BEYAZLAR İÇİNDE |
|
|
Özenle seçilmiş beyaz krizantemler ve zarif lilyumlarla hazırlanmış...
|
Fiyat: 75,00 YTL
Ürün Kodu: 0039
|
|
|
 |
 |
Zarif Antoryum |
|
|
Şık cam vazo içindeki özenle seçilmiş kırmızı antoryumlar...
|
Fiyat: 75,00 YTL
Ürün Kodu: 0021
|
|
|
 |
 |
GÜLLER VE KIR ÇİÇEKLERİ |
|
|
Tomurcuk pembe güller beyaz kır çiçekleri muhteşem güzelliği ve canlılığı ile...
|
Fiyat: 75,00 YTL
Ürün Kodu: 0012
|
|
|
Yıl Dönümü
Krizantem
Krizantem (Chrysanthemum), veya Kasımpatı yaklaşık 30 tür barındıran, Asteraceae familyasına bağlı bir cinstir. Asya ve kuzeydoğu Avrupa'ya yerlidir.
Otsu, yıllık bitkiler olan Chyrsanthemum türleri, yaklaşık 50-150 cm yüksekliğindedirler. Büyük çiçek başlarına sahiptirler, yabanileri beyaz, sarı veya pembe renkler gösterir.
Chyrsanthemum türleri bazı Lepidoptera türlerinin larvaları tarafından yiyecek olarak tüketilir.
Tarihçe [değiştir]M.Ö. 15.yüzyıl kadar erken bir tarihte dahi Çin'de krizantem bir çiçekli bitki olarak ekilmekteydi. Antik bir Çin kenti Chu-Hsien olarak adlandırılmıştı, bunun anlamı "kasımpatı kenti"dir. Çiçek Japonya'ya büyük ihtimalle M.S. 8. yüzyıl dolaylarında getirildi. İmparator çiçeği resmi mührü olarak kabul etti. Japon'yada çiçeğin kutlandığı ve "Mutluluk Festivali" olarak anılan bir festival bulunmaktadır.
Çiçek Batı'ya 17. yüzyılda getirilmiştir. Carolus Linnaeus tarafından adlandırılan çiçeğin isminin kökeni, Yunanca chrys- ("altın") eki ve -anthemon ("çiçek") sözcüğüdür.
Dekoratif Kullanımlar Modern kasımpatılar yabani akrabalarından çok daha göz alıcı. Çiçekler birçok farklı form ve renkte olabilir. Ayrıca bu cins geliştirilmiş birçok hibrit ve binlerce çeşit barındırır. Geleneksel sarı rengin yanı sıra, beyaz, mor ve kırmızı renkleri de görmek mümkündür. En önemli hibrit Chrysanthemum x morifolium (sin. C. x grandiflorum); büyük oranda C. indicum`dan türemiş olsa da diğer türleri de içerir.
Avrupa'daki bazı ülkelerde ve Japonya'da, krizantemler ölümü sembolize etmekte ve bu nedenle sadece cenaze törenlerinde ve mezarlara koymak için kullanılmakta. ABD'de çiçek genellikle olumlu ve neşeli görülür.
Papatya
Asteraceae familyası veya Compositae familyası, yıldız çiçeği, papatya veya ayçiçeği familyası olarak da bilinen, iki çenekli çiçekli bitkilerin taksonlarından birisidir. Familyanın ismi yıldız şeklinde çiçekleri bulunan bir cins olan Aster türünden gelmektedir. Asteraceae, 1.100 cins ve 20000'den fazla tanımlanmış türüyle, Magnoliophyta bölümündeki ikinci en geniş familyadır. Sadece orkidegiller (yani Orchidaceae familyası), tanımlanmış yaklaşık 25.000 tür ile daha geniştir.
Bu familyadaki tüm bitkiler çiçek durumuna sahiptir, yani çiçek başı; bu tek tek küçük çiçeklerden oluşmuş bir kümedir. Bu küçük çiçeklere kömeç (floret) denir. Asteraceae familyasındaki bitkiler genelde bir veya iki çeşit çiçekcikleri bir arada barındırırlar.
Bu bitkilerin çiçek durumunun kompozit yapısı, taksonomistlerin bu familyayı Compositae olarak anmasına yol açmıştır.
Lale
Lale (Tulipa), zambakgiller (Liliaceae) familyasından Tulipa cinsini oluşturan güzel çiçekleri ile süs bitkisi olarak yetiştirilen, soğanlı, çok yıllık otsu bitki türlerinin ortak adı.
Anavatanı Kazakistan'dır. Türkiye'nin çoğu yerine özellikle Nevşehir ve bölgesine doğal olarak yayılmıştır. Soğanlarının üzerinde zarımsı bir örtü bulunur. Etli ve yeşil 2-8 yaprağı vardır. Çiçekler, saplar ucunda çoğunlukla bir, bazen ikidir. Çiçek parçaları altılıdır. Kırmızı, sarı ve ara tonlarda renklere sahiptir.
16'ncı yüzyilda Kanuni Sultan Süleyman tarafindan Hollanda Kralina gönderilen Laleler, ilk basta Hollandalilari ve kisa zaman icersinde tüm Avrupalilari hayranlik icinde birakmislardir. Böylece günümüze kadar Dünya'nin en fazla Lale üreten ülkesi Hollanda olmustur.
Kültürel Açıdan Lale Lale özellikle Doğu kültür ve mitolojilerinde özel bir yere sahiptir. Edebi eserlerde sıkça kullanılmasının yanı sıra mitolojilerde de lalenin ortaya çıkışına dair farklı ve çok çeşitli hikayeler bulunmaktadır. Bunların en ünlüsü ve özellikle Doğu edebiyatında en sık kullanılanı Pers mitolojisindeki lalenin kökeni söylencesidir. Bu söylenceye göre yaprağın üstündeki bir çiğ tanesine yıldırım düşmüş, böylece çiğ tanesi ve yaprak alev almıştır. Daha sonra donarlar ve lale meydana gelir. Bu hikayeden yola çıkarak, lale çiçeğinin ortasındaki koyuluğun bu yanma işleminin sonucu olduğuna inanılırdı.
Caglayan
Hakkında:
Çağlayan
Kağıthane, İstanbul'un bir ilçesidir. Doğusunda Beşiktaş ilçesine bağlı Levent sırtları, batısında Eyüp ilçesine bağlı Alibeyköy semti, kuzeyinde Şişli ilçesine bağlı Ayazağa köyü, güneyinde Silahtarağa semtleri ile çevrilidir.
Arazi yapısı engebeli olup, derelerden ve vadilerden oluşmuştur. Bu bölgeler ise yerleşim alanı olarak kullanılmaktadır.
Tarihi
Kağıthane, İstanbul'da Haliç körfezine dökülen bir dere ile, bunun vadisinde eski kağıt imalathanelerinin bulunması nedeni ile bu adı almıştır. Zamanında bu imalathaneler dışında; Un değirmenleri ve Baruthanelerin bulunduğu, Düzlük kesimlerde ise Cirit oyunları ve ok atışı için talim sahaları bulunduğu bilinmektedir.
1530 Haziran ayında Kanuni Sultan Süleyman'ın oğulları Şehzade Mustafa ve Şehzade Mehmet ile Şehzade Selim'in sünnet düğünleri At Meydanı'nda başlamış ve üç hafta devam ettikten sonra Kağıthane sahrasında bir koşu ile sona ermiştir.
Kağıthane 18. yüzyıldan önce de l{{subst:yumuşak a}}leleri ile meşhurdu. Evliya Çelebi buradaki (Lalezar Mesiresi'nde) "Kağıthane Lalesi" ismiyle meşhur "Lale-i Günegün"den bahsederek, "Lale vakti buraya gelenlerin aklı perişan olur" diye yazmıştır. Kağıthane 18. yüzyılda III. Ahmet'in veziri Damat Nevşehirli İbrahim Paşa'nın zamanında Lale Devri ile dillere destan olmuştur.
28. Çelebi Mehmet Efendi'nin Paris'ten getirdiği Versay bahçe ve köşklerinin planlarına göre, Kağıthane deresi etrafında padişaha ile vezirlere özgü 60 kadar kasr ve köşk yapılmış ve kıyılar Karaağaç düzenlenmiştir. Dere kenarları kavak ve çınar ağaçları ile süslenmiştir. En meşhur Kasr, "Sadabad" olarak anılmaktadır. Derede çağlayanlar yapılmış, geceleri kaplumbağalar üzerine mumluk dikilerek Lale bahçeleri arasında çırağanlar düzenlenmeye başlanmıştır. O yıllarda Kağıthane'yi; lale tarlaları, havuzlar, fıskiyeler ve renk renk görünen köşkler birbirini tamamlayan unsurlardı.
Kağıthane bahçe ve Kasr'larının öyküleri, halk arasında türlü dedikodulara yol açmış, bilhassa eğlencelerin alıp yürümesi hoşnutsuzluklara, eleştirilere neden olmuştur. Edebiyata da konu olan bu görünüm ve yapıtlar Patrona Halil İsyanı'nda yıkılarak düz bir alan haline getirilmiştir.
Kağıthane eğlence merasiminin zamanı İlkbahardı. Hıdırellezden itibaren halk kayıklarla, arabalarla tatil günlerinde bu yöreyi doldururdu. Kağıthane, birçok toplantıların yapıldığı, resmi ziyaretlerin, düğünlerin düzenlendiği bir yerdi. 1808 yılında Alemdar Mustafa Paşa'nın davet ettiği İmparatorluk Ayanhane'den ve eşrafı, Kağıthanede toplanarak meşhur "Sened-i İttifak"ı düzenlemişlerdir.
Eski Kağıthane'den bugün hemen hemen hatıra yoktur. II. Dünya Savaşı sırasında Çağlayan ve İmrahor Kasr'ları yıktırılmış, hatta dere içindeki çağlayanı sağlayan oyma mermer kaideler ve eski nişan taşları da sökülmüş, bugün bir harabe haline gelmiştir.
1481-1512 yılları arasında Osmanlı padişahlarından II. Beyazıt devrinde Candereci Muhittinzade Vakfı ile kurulan ve açıklandığı şekilde devreler geçiren Kağıthane köyü'nün ilk nüvesi, Merkez mahallesindeki yerleşmelerle başlamıştır. Halen Belediye Meydanına bakan "Daye Hatun Camii" bu devirden kalmadır. Eski tarihsel yapıyı taşıyan ahşap evlerden birçok örnek halen göze çarpmaktadır. Bugün İstihkam Okulunun yapıldığı yerde eski kasr yanında günümüze gelmiş olan "Sadabad Camii" bulunmaktadır. Sadabad bahçe ve mesireleri, Osmanlı-Türk toplumundan doğan bütünleşme özelliklerini ortaya koyan önemli örneklerden birisidir. Doğal özellikleri, nedeniyle Kağıthane daha Sadabad bahçeleri gelişmeden de İstanbulluların ve Hükümdarların doğa ile bir araya geldikleri yerlerin önde gelenlerindendir. Hükümdarlardan ilk defa Kanuni Sultan Süleyman'ın ilgisini çekmiş olan Kağıthane, 3. Ahmet devrinde yaptırılan Sadabad Kasrı ile imar edilmeye başlandı.
Nitekim Halic'e doğru Kağıthane ve Alibey dereleri kıyılarında devletçe parsellenerek, devrin ileri gelenlerine verilen arazide yaptırılan ve sayıları 170'i aşan birbirinden zarif Köşk ve güzel bahçelerle Kağıthane bir yazlık dinlenme sitesi haline gelmişti. Halkın kullandığı geniş mesire çayırlıklarıyla kuşatılan bu kasırlar topluluğu, Sadabad Sarayı ve bahçesiyle birleşerek Haliç'ten Kağıthane köyüne kadar birbirinden güzel bir dizi peyzajı içerenSübyan Mektebi bir bahçe ve su şehri oldu. Böylece Osmanlı tarihi içinde peyzaj mimarlığı yönünden kentin belli bir kesimi planlı bir biçimde ve kısa bir zaman süresinde rekreasyon amacıyla geliştirilmesi gibi bir olgu ile karşılaşmaktayız. Bu gelişmenin olduğu Lale Devri'nde doğa ve bahçe tutkusu sınırlarını aşarak halka kadar ulaştı. O devirde genel kültürümüzün çeşitleri sanat bölümlerindeki gelişmeler bahçe sanatı da önemli bir yer almıştır.
Patrona Halil isyanı ile bir enkaz haline gelen Sadabad Kasırları ve bahçelerinin küçük bir bölümü 3. Ahmet'ten sonraki Hükümdarlar ve özellikle 1. Mahmut, 3. Selim ve 2. Mahmut zamanında onarıldı. Fakat hiçbir zaman Lale devrindeki yapı ve ruh olgunluğuna erişmedi. 2. Mahmut tarafından onarılarak "Çağlayan Kasrı" olarak adlandırılan Sadabad 1940'larda yıkılarak askeri okul inşa edildi.
Bugün ünlü bahçesinin en önemli özelliklerinden biri olan mermer kaplı kanal ve çağlayanları yapan mermer kaske ve kaselerden birkaç parça kalmıştır. Doğal bir çayırlık olan Kağıthane vadi tabanı su kıyısı ve bitki örtüsünün de, bir kordon gibi dere boylarını takip etmesi ile ortaya çıkan bir görünümdeydi. Gürgen, çınar, kızılağaç, söğüt, ardıç ağaçlıklarının doğal olarak kümelenmiş vadiyi kuşatan dik sırtlar ve tepeler maki ve benzer bitki örtüsü ile kaplı idi.
Kağıthane Belediye sınırları içinde yerleşme merkezde başlamışsa da burada fazla gelişme göstermeden Çağlayan, Çeliktepe ve devamı olan Sanayi Mahallesi sırtlarında yoğun bir şekilde yerleşmeler başlamıştır. Kağıthane ilçesi bugün 19 mahalleden ibarettir.
Mahalleler
Çağlayan Mahallesi
Çeliktepe Mahallesi
Emniyetevler Mahallesi
Sanayi Mahallesi
Gültepe Mahallesi
Gürsel Mahallesi
Harmantepe Mahallesi
Hürriyet Mahallesi
Seyrantepe Mahallesi
Şirintepe Mahallesi
Çağlayan Mahallesi
Ortabayır Mahallesi
Telsizler Mahallesi
Talaıpaşa Mahallesi
Yahya Kemal Mahallesi
Hamidiye Mahallesi
Nurtepe Mahallesi
Mehmet Akif Mahallesi
Yeşilce Mahallesi