Beraber İster ilk ister 50. yılınız olsun, ona ne kadar özel olduğunu, göndereceğiniz muhteşem lilyumlarla, güllerle, gerberalarla yada özel hazırlanmış çiçeklerimizle gösterin. Çiçekler unutulmaz hatıralarda sonsuza denk saklı kalırlar!
Krizantem (Chrysanthemum), veya Kasımpatı yaklaşık 30 tür barındıran, Asteraceae familyasına bağlı bir cinstir. Asya ve kuzeydoğu Avrupa'ya yerlidir.
Otsu, yıllık bitkiler olan Chyrsanthemum türleri, yaklaşık 50-150 cm yüksekliğindedirler. Büyük çiçek başlarına sahiptirler, yabanileri beyaz, sarı veya pembe renkler gösterir.
Chyrsanthemum türleri bazı Lepidoptera türlerinin larvaları tarafından yiyecek olarak tüketilir.
Tarihçe [değiştir]M.Ö. 15.yüzyıl kadar erken bir tarihte dahi Çin'de krizantem bir çiçekli bitki olarak ekilmekteydi. Antik bir Çin kenti Chu-Hsien olarak adlandırılmıştı, bunun anlamı "kasımpatı kenti"dir. Çiçek Japonya'ya büyük ihtimalle M.S. 8. yüzyıl dolaylarında getirildi. İmparator çiçeği resmi mührü olarak kabul etti. Japon'yada çiçeğin kutlandığı ve "Mutluluk Festivali" olarak anılan bir festival bulunmaktadır.
Çiçek Batı'ya 17. yüzyılda getirilmiştir. Carolus Linnaeus tarafından adlandırılan çiçeğin isminin kökeni, Yunanca chrys- ("altın") eki ve -anthemon ("çiçek") sözcüğüdür.
Dekoratif Kullanımlar Modern kasımpatılar yabani akrabalarından çok daha göz alıcı. Çiçekler birçok farklı form ve renkte olabilir. Ayrıca bu cins geliştirilmiş birçok hibrit ve binlerce çeşit barındırır. Geleneksel sarı rengin yanı sıra, beyaz, mor ve kırmızı renkleri de görmek mümkündür. En önemli hibrit Chrysanthemum x morifolium (sin. C. x grandiflorum); büyük oranda C. indicum`dan türemiş olsa da diğer türleri de içerir.
Avrupa'daki bazı ülkelerde ve Japonya'da, krizantemler ölümü sembolize etmekte ve bu nedenle sadece cenaze törenlerinde ve mezarlara koymak için kullanılmakta. ABD'de çiçek genellikle olumlu ve neşeli görülür.
Papatya
Asteraceae familyası veya Compositae familyası, yıldız çiçeği, papatya veya ayçiçeği familyası olarak da bilinen, iki çenekli çiçekli bitkilerin taksonlarından birisidir. Familyanın ismi yıldız şeklinde çiçekleri bulunan bir cins olan Aster türünden gelmektedir. Asteraceae, 1.100 cins ve 20000'den fazla tanımlanmış türüyle, Magnoliophyta bölümündeki ikinci en geniş familyadır. Sadece orkidegiller (yani Orchidaceae familyası), tanımlanmış yaklaşık 25.000 tür ile daha geniştir.
Bu familyadaki tüm bitkiler çiçek durumuna sahiptir, yani çiçek başı; bu tek tek küçük çiçeklerden oluşmuş bir kümedir. Bu küçük çiçeklere kömeç (floret) denir. Asteraceae familyasındaki bitkiler genelde bir veya iki çeşit çiçekcikleri bir arada barındırırlar.
Bu bitkilerin çiçek durumunun kompozit yapısı, taksonomistlerin bu familyayı Compositae olarak anmasına yol açmıştır.
Lale
Lale (Tulipa), zambakgiller (Liliaceae) familyasından Tulipa cinsini oluşturan güzel çiçekleri ile süs bitkisi olarak yetiştirilen, soğanlı, çok yıllık otsu bitki türlerinin ortak adı.
Anavatanı Kazakistan'dır. Türkiye'nin çoğu yerine özellikle Nevşehir ve bölgesine doğal olarak yayılmıştır. Soğanlarının üzerinde zarımsı bir örtü bulunur. Etli ve yeşil 2-8 yaprağı vardır. Çiçekler, saplar ucunda çoğunlukla bir, bazen ikidir. Çiçek parçaları altılıdır. Kırmızı, sarı ve ara tonlarda renklere sahiptir.
16'ncı yüzyilda Kanuni Sultan Süleyman tarafindan Hollanda Kralina gönderilen Laleler, ilk basta Hollandalilari ve kisa zaman icersinde tüm Avrupalilari hayranlik icinde birakmislardir. Böylece günümüze kadar Dünya'nin en fazla Lale üreten ülkesi Hollanda olmustur.
Kültürel Açıdan Lale Lale özellikle Doğu kültür ve mitolojilerinde özel bir yere sahiptir. Edebi eserlerde sıkça kullanılmasının yanı sıra mitolojilerde de lalenin ortaya çıkışına dair farklı ve çok çeşitli hikayeler bulunmaktadır. Bunların en ünlüsü ve özellikle Doğu edebiyatında en sık kullanılanı Pers mitolojisindeki lalenin kökeni söylencesidir. Bu söylenceye göre yaprağın üstündeki bir çiğ tanesine yıldırım düşmüş, böylece çiğ tanesi ve yaprak alev almıştır. Daha sonra donarlar ve lale meydana gelir. Bu hikayeden yola çıkarak, lale çiçeğinin ortasındaki koyuluğun bu yanma işleminin sonucu olduğuna inanılırdı.
Cevizli
Hakkında:
Cevizli
Maltepe'nin tarihi Bizans İmparatorluğu'na dayanmaktadır. O devirlerde adının "Bryas" veya Latince adıyla "Urias" olduğu söylenir. Diğer bir bilgiye göre ise Bizanslıların tarihinde "Pelekanon" dur. Bryas adının tarihçiler tarafından Küçükyalı'da eski Akduman pınar'ı yakınlarında bulunan Bryas Sarayı harabelerinden aldığı belirtilmekte ise de kesin kanıt yoktur. Bu nedenle bu günkü Maltepe 16. yüzyılda burada kurulmuştur.Bu küçük sınır kasabasının 1509 yılındaki depremde yıkıldığı ve Dragos eteklerinde bulunan ve bu yüzyılda "Obnias"veya"Abrias" adı ile anılan bu kasabanın harabeleri 1540 yılında ünlü Fransız nebetatçısı ve seyyahı "Pierre Gylli" tarafından görülerek tespit edilmiştir.Pelekanon adı üzerinde duran tarihçiler ise 3. Andronikos ile Orhan Gazi arasındaki savaşın (1329-1330) Maltepe ve çevresinde olduğunu söylemektedirler.Bu görüşün kaynağı ise ünlü tarihçi Hammer'dir. Buna rağmen Pelekanon savaşı'nı araştıran tarihçi 6.Mırmıroğlu çeşitli kanıtlara dayanarak Pelekanon Savaşının Darıca ile Eskihisar arasındaki Manastır Mevkii'nde olduğunu ileri sürmüştür.Yapılan bütün bu araştırmalardan da anlaşılacağı gibi Maltepe yüzyıllardır önemli bir yerleşim bölgesidir. Bu günkü Maltepe adı ise "Höyük Tümülüs "(Yığmatepe) içinde hazine ve define veya küp dolu altınların yığıldığı tepe anlamına gelmektedir.Kocaeli Yarımadası'nın Türkler tarafından fethinden sonra Türkler Dragos'la ilgili birkaç efsaneye dayanarak bu ismi vermiştir.
Coğrafya
(Ferhatpaşa Mahallesi ile) 5200 hektar alan üzerine kurulmuş olan Maltepe, Kocaeli Yarımadası'nın güney batısında, İstanbul İli'nin Marmara denizi kıyısında yer alır.Kartal,Kadıköy, Samandıra, Sarıgazi,Ümraniye ve Adalar Belediyeleri ile komşudur. İlçemizde Akdeniz İklimi özellikleri görülür.Yazları sıcak ve kurak, kışlalar yağışlı ve serindir. İlkbahar serin ve yağışlı sonbahar ılıman ve yağışlıdır.En çok esen rüzgarlar poyraz ve lodostur.Lodos deniz fırtınası yapar, kışın keşişleme ve kıble rüzgarları da eser Yıldız ve karayel rüzgarları fırtına getirir. İlçemiz topraklarının doğal bitki örtüsü ormandır.Orman olmayan yerler makiler ve otsu bitkilerle kaplıdır.Günümüzde düzlük alanlardaki bağ ve bahçeler,tepelerin yamaçlarını saran yeşil ormanlar azalmış,tarla ve otlakların yerine yerleşme alanları, iş yerleri, atölyeler ve fabrikalar kurulmuştur.Maltepe'nin nüfusu 1997 ekim ayında yapılan Genel nüfus sayımına göre 350.000'dir.Yerleşim düzeni ise iki ana grupta toplanabilir. E-5 karayolu altı olup 19/1, 19/2 ,32/1 , 32/2 , 32/3 ile 32 ve 21 nolu paftaları kapsayan alanlar sanayi bölgesi olup, bu bölgeler ise E-5 Karayolunun güneyindeki Kör Deresi ile Dragos Deresi Bağdat Caddesi'nin kuzeyindeki Tugay Yolu güzergahıdır.Yerleşim birimi olarak Maltepe 18 mahalleye ayrılmıştır.Bunlar; Yalı mahallesi , Bağlarbaşı, Feyzullah, Cevizli, Başıbüyük, Büyükbakkalköy, Zümrütevler, Girne Mahallesi (1995 yılında Zümrütevler Mahallesinden ayrıldı)
Eğitim
Maltepe'de 43 adet ilköğretim okulu, 4 meslek lisesi 4 adet lise 2 Anadolu lisesi ile Halk Eğitim Merkezi vardır. Ayrıca 17 özel okulda bulunmaktadır. Küçükyalı'da ise kız ve erkek çocuklarının barındırılıp eğitildiği Küçükyalı Yetiştirme Yurdu mevcuttur.1998 yılında Maltepe'de Maltepe Üniversitesi kurulmuş ve öğretime başlamıştır.Marmara Üniversitesi Nöroloji ve Gastroentoloji Enstitüsü Başıbüyük Mahallemizde 1995 yılında faaliyete geçmiştir.Bu mevkide Marmara Üniversitesi'nin Tıp Fakültesi binalarının inşaatı da devam etmektedir.
Belediye
Belediye 1928 yılında kurulmuş olup İstanbul'un en eski belediyeleri arasında yer almaktadır.İlk Belediye Başkanı ise Emekli Baytar Selahattin NARLIGİL'dir Bundan sonra sırasıyla; 1932' den 1951 e kadar Faik Bey, Kahraman Yiğit, Kemal Dumlupınar, İsmet Onan,Harun Tuna, Necip Ayla, Mahir Dökmecibaşı,1951-1960 arasında Selami Oğuz iki kez 1964-1966 arası Cemal Bey, Osman Tuna , Selahattin Temiz, ve 1972-1980 arasında da Yalçın Kızılay görevi sürdürmüşlerdir.12 Eylül 1980 Sonrası Maltepe Belediyesi 09.02.1981 tarih ve 57 sayılı bildiri ile İstanbul Anakent Belediyesine bağlı Şube Müdürlüğüne dönüştürülmüştür.1960 yılında kurulan Küçükyalı Belediyesi de kaldırılarak Maltepe'ye bağlanmıştır.Daha sonra 25.03.1985'te Kartal Belediyesi'ne bağlanmıştır.1992 yılında Maltepe Kartal İlçesi'nden ayrılıp müstakil ilçe olmuş, aynı yıl 1 Kasımda "Ara Yerel Seçimleri" neticesi Maltepe'de belediye kurulmuştur.