Gül, gerbera, lilyum, frezya, antoryum, orkide, şebboy, kır çiçekleri ve daha birçok değişik türden çiçeği farklı tasarlanmış arajmanlarla özel ve önemli günlerde sevdiklerinize gönderebilirsiniz.
En iyi sonuçlar için, içine su ve çiçek koruyucu (yoksa 1 litre su içine bir kutu schweppes gazoz veya yine 1 litre su içine 1 çorba kaşığı şeker) koyduğunuz bir vazoya gonca gülleri yerleştiriniz. Güllerin bu suda yarım açılmalarına kadar bekleyiniz. Eğer gülleri, açılmalarına müsaade etmeden kurutursanız çok küçük goncalı kuru güller elde edersiniz. Güllerin yarı açılmalarına müsaade ettikten sonra, hepsini vazodan çıkarınız ve saplarının en altından bir ip bağlayarak ters çevirin ve kuru bir yere baş aşağı asınız. Güllerin tamamen kuruması, nem derecesine de bağlı olarak yaklaşık iki hafta almaktadır. Güllerin tamamen kuruyup kurumadığını anlamak için goncasını hafifçe sıkınız. Eğer hala yumuşaklık var ise henüz tamamen kurumamışlardır. Gül goncaları tamamen sertleşince, bağlı oldukları ipi açabilir ve istediğiniz gibi yerleştirebilirsiniz. Kuruyan güllere istenirse daha sert ve parlak durmaları ve parçalanma ve dökülmelerini önlemek için saç spreyi sıkabilirsiniz.
ÇİÇEK BAKIM BİLGİLERİ
Çiçekçiden çiçek satın alınıp eve geldikten sonra:
1. Vazoda suyun altında kalacak olan yapraklar koparılarak temizlenir.
2. Çiçeklerin sapları, sapın içine hava girip su alımını engellememesi için, su dolu bir kabın içine konur ve suyun içinde iken sapların uçları 2 cm kadar bıçakla veya makasla kesilir. Yeni kesilmiş olan sap hemen konulacağı vazoya veya aranjmana, kurumasına mahal vermeden, nakledilir.
3. Çiçeklerin konulacağı vazoya su filtresinden su koymayınız. Vazoya konulacak çiçeğin ömrünün daha uzun olması için 1 litre su içerisine 1 kutu gazoz veya yine bir litre su içerisine 1 çorba kaşığı şeker koyabilirsiniz.
4. Güllerinizin saplarını su dolu kabın içinde kestikten hemen sonra içinde ılık su (ve şeker veya gazoz) bulunan derin bir vazoya koyup aranje ediniz ve mümkünse serin ve karanlık bir oda veya buzdolabında "kendilerine gelmeleri için" bırakınız.
5. Eğer satın aldığınız aranjman, çiçekçiniz tarafından, gözenekli ve süngerimsi özel bir malzemeye (oasis) çiçeklerin saplanması ile yapılmış ise, çiçek saplarının dibe kadar saplanmış olmalarından emin olunuz ve aranjmana gazoz veya şeker ilave ediniz. Süngerimsi malzemeye saplanmış olan çiçekleri, saplarının içine hava kabarcıkları girmesini önlemek için, oynatmayınız.
6. Taze gül aranjmanınızı evinizin serin ve direk güneş ışığı almayan ve hava cereyanına maruz kalmayan bir köşesine yerleştiriniz.
7. Güller susayan çiçeklerdir. Vazonun sürekli dolu olmasına ve arada sırada şeker veya gazoz gibi solusyonlar eklemeye dikkat ediniz. Çiçekçinin kullandığı özel süngerimsi (oasis) malzemenin de sürekli ıslak olmasını sağlayınız.
8. Eve gelen lilyum'lar hafif açıldıkları zaman, içlerindeki pollen kesesi kesilip çıkarılmalıdır. Bu Lilyum'un ömrünü uzatır aynı zamanda polenden leke bulaşmasını önler.
Zamansız - prematür - solma, gülün eski olmasını işaret etmez. Bunun sebebi gülün sapına hava kabarcığının girip, içinde şeker bulunan suyun çiçeğe kadar ulaşmasını önlemesidir. Gülün sapının ucuna yakın kısmı tıkanmış olabilir veya sapın, su seviyesinin üstünde kalan kısmında bir yarık bulunabilir. Sap, yaralı veya tıkalı olan kısmının biraz üzerinden tekrar, suyun içinde iken (içine hava kabarcığı girmemesi için) kesilir ve gülün tamamı içinde ılık su dolu olan bir kaba daldırılır. Gül 1 saat içinde kendine gelecektir. Düzelen gül tekrar vazosuna veya çıkarıldığı aranjmana konur.
Dragos
Hakkında:
Dragos
Anadolu Selçuklu Devleti'nin yıkılmasından sonra Maltepe ve Çevresi yine Bizanslıların egemenliği altına girmiştir.Osmanlı İmparatorluğu kurulduktan sonra 2. Osmanlı Padişahı Orhan Gazi'nin döneminde komutanları " Akça Koca, Konur Alp, Gazi Abdurrahman" tarafından Türk egemenliğine alınmıştır.İstanbul'un Türkler tarafından fethinden sonra Maltepe'nin tarihi konumu daha da artmıştır.Bağdat yolu üzerinde olan Maltepe Osmanlı Ordusu'nun Üsküdar'dan sonra ikinci durak yeri olmakta ve ordugah Maltepe' de kurulmakta idi.Fatih Sultan Mehmet'in 300.000 bin kişilik ordusunun başında 27 Nisan günü Üsküdar'a geçtiği ve burada hastalanıp birkaç gün istirahattan sonra tekrar yola çıktığı, Üsküdar' la Gebze arasındaki Tekfur Çayırı ve Sultan Çayırı diye anılan Hünkar Çayırı Mevkii'nde tekrar hastalanıp 3 Mayıs 1481 de öldüğü İsmail Hami DANIŞMENT tarafından yazılmıştır.Danışment'e göre bazı Osmanlı kayıtlarında Üsküdar ve Gebze arasında bulunan Hünkar Çayırı Maltepe'dedir.Evliya Çelebi'nin Seyahatname adlı eserinin 1. Cildinde de Fatih Sultan Mehmet 'in Maltepe yakınlarında öldüğü ifade edilmektedir.Osmanlı döneminde Maltepe askeri konaklama yeri olarak önemli bir mevki idi. 18.yy Kazasker Feyzullah Efendi'nin çabalarıyla Maltepe daha da gelişerek yeni bir çehreye bürünmüştür. (1699-1761) Şeyhülislam Ebu'l Hayr Efendi'nin oğlu olan 1749'da Rumeli Kazaskerliğine getirilen Feyzullah Efendi de (1755 ve 1757) iki defa "Şeyhülislamlığa" atanmış ve 1758 yılında 3. Mustafa tarafından azledilerek Sütlüce'deki evinde oturmasına izin verilmiş, ölüncede Sütlüce Deresi'nde yaptırmış olduğu zaviyeye gömülmüştür. Eski Maltepe'nin Feyzullah Efendinin Çiftliği olduğu söylenir.Kayış Dağı memba Suyunu Maltepe'ye toprak künklerle Feyzullah Efendin getirmiş bununla da yetinmeyip bu günkü Feyzullah Camii'nin yanındaki asmalı kahvenin önünde bulunan çeşmeyi de kendisi yaptırmıştır.Maltepe'de ilk cemiyet 1910 yılında Uhuvvet-i Osmaniye adı altında Miralay Süreyya İLMEN tarafından kurulmuştur.Maltepe ye ilk kez 14 Nisan 1912 yılında Sayeste Kadı Efendi adı verilen bir ilkokul yapılmıştır.Kurtuluş Savaşı'ndan sonra Selanik, Drama, Kavala Yöresi'nden Türkiye'ye mübadele ile gelen Türklerin 1500'ü Maltepe'ye yerleşmiştir. Narlıdere Çiftliği adıyla bilinen bugünkü Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları Merkezi Maltepe'nin gelişmesine büyük emeği geçen Süreyyapaşa tarafında yapılmıştır. (1874-1955) Cumhuriyeti izleyen yıllarda Maltepe büyük bir yangın geçirmiş bütün ahşap evlerle birlikte Feyzullah Efendi Camii'de yanmıştır. 1928 yılında Maltepe Belediyesi kurulmuştur.Maltepe'nin İmar Planı ise 1945'te yapılmıştır. İmar Planından sonra Maltepe'nin yerleşim bölgesi demiryolu hattı olmuş 1960 'dan sonra da yerleşim daha yukarılara dağılmış olup E-5 üstünde de hızlı bir gelişme kaydetmiştir.
Ulaşım-İletişim
Esenkent, Altayçeşme, Gülensu, Gülsuyu, Küçükyalı Merkez, Altıntepe, Aydınevler, Çınar, Fındıklı, İdealtepe'dir.Maltepe bölgesi'nde ulaşım demiryolu ve karayolu ile yapılmaktadır.Demiryolu Maltepe'nin E-5 Karayolu altında kalan Eski Maltepe'nin kurulmuş olduğu güzergahtır.Karayolu ise (Ankara Asfaltı) Maltepe'yi ikiye ayırmaktadır. Bu yol Maltepe'yi Anadolu'ya yan yollar ise komşu ilçelere bağlar.İkinci önemli karayolu ise Bağdat caddesi olup Bostanci ile Pendik arasındaki güzergahı oluşturmaktadır.Bölgemiz haberleşme bakımından İstanbul'un en aktif bölgelerindendir.PTT hizmet birimlerinin sayısı 10'dur Ayrıca Küçükyalı'daki Telekom Müdürlüğü geniş bir alanda hizmetlerini yürütmektedir.
Sağlık
Maltepe'de 10 adet sağlık ocağı ve 1 dispanser olup ayrıca 3 adet de özel hastahaneyle 15 adet özel dispanser ve poliklinik ve 6 adet özel laboratuar Maltepelilere hizmet vermektedir. Küçükyalı Semt Polikliniği, 2 adet özel dializ merkezi, 1 adet de özel sintigrafi merkezi mevcuttur.Ana Çocuk Sağlığı Merkezi'nde aile planlaması dahil olmak üzere bütün sağlık hizmetleri verilmektedir.Süreyyapaşa Sanatoryumu'nda sağlık hizmetlerinin yanı sıra bir adet hemşire koleji ile 120 yataklı çocuk kreşi bulunmaktadır. Ayrıca bölgemiz içerisinde 1976 yılında hizmete girmiş olan ve 200 kadın ile 185 erkeğin barındığı huzurevi mevcut olup, burada sağlık hizmeti de verilmektedir.
Belediye
Belediye 1928 yılında kurulmuş olup İstanbul'un en eski belediyeleri arasında yer almaktadır.İlk Belediye Başkanı ise Emekli Baytar Selahattin NARLIGİL'dir Bundan sonra sırasıyla; 1932' den 1951 e kadar Faik Bey, Kahraman Yiğit, Kemal Dumlupınar, İsmet Onan,Harun Tuna, Necip Ayla, Mahir Dökmecibaşı,1951-1960 arasında Selami Oğuz iki kez 1964-1966 arası Cemal Bey, Osman Tuna , Selahattin Temiz, ve 1972-1980 arasında da Yalçın Kızılay görevi sürdürmüşlerdir.12 Eylül 1980 Sonrası Maltepe Belediyesi 09.02.1981 tarih ve 57 sayılı bildiri ile İstanbul Anakent Belediyesine bağlı Şube Müdürlüğüne dönüştürülmüştür.1960 yılında kurulan Küçükyalı Belediyesi de kaldırılarak Maltepe'ye bağlanmıştır.Daha sonra 25.03.1985'te Kartal Belediyesi'ne bağlanmıştır.1992 yılında Maltepe Kartal İlçesi'nden ayrılıp müstakil ilçe olmuş, aynı yıl 1 Kasımda "Ara Yerel Seçimleri" neticesi Maltepe'de belediye kurulmuştur.